| Bakan Salihi, emperyalist güçlerin İran'ı yalnızlaştırma çabalarına karşı direnişin önemini vurguladı. Saldırılarda hayatını kaybeden masumlara ve özellikle Minab şehrinde hedef alınan öğrencilere dikkat çekti. Mesajına, İslam ümmetinin birlik ve kulluk bayramı olan Ramazan Bayramı'nı tebrik ederek başlayan Salihi, bu mübarek günlerin İran milletinin zorlu bir dönemine denk geldiğini belirtti. Siyonist rejim ve ABD saldırıları altında geçen bu onurlu dönemde masum kadın, erkek ve çocukların hayatını kaybettiğini ifade etti. Bakan, özellikle Minab'taki okul çocuklarının hedef alınmasını bir kez daha hatırlattı. Salihi, sivillerin yanı sıra kültürel ve tarihi mirasların da zarar gördüğü bu süreci doğrudan aktardı. "Bu vahşi savaşta, bu mazlum topraklarda kadınlar, erkekler ve masum çocuklar (Minab okulundaki öğrenciler dahil) can veriyor; yerleşim alanları, kültürel ve tarihi miraslarımız yok ediliyor. Ancak İran halkı hâlâ ayakta, inançlarına, onurlarına ve bağımsızlıklarına sımsıkı sarılmış durumdadır" ifadelerini kullandı. Mesajının odak noktasını İslam dünyasının düşünürleri, sanatçıları ve kültürel seçkinlerine ayıran Salihi, bu kesimin omuzlarındaki tarihsel ve ahlaki sorumluluğun ağırlığına işaret etti. "Böyle bir durumda, İslam dünyasının tüm düşünürlerinin, sanatçılarının ve kültürel elitlerinin tarihsel ve ahlaki sorumluluğu her zamankinden daha ağırdır" değerlendirmesinde bulundu. Seyyid Abbas Salihi, saldırılar karşısındaki sessizliğin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, "Zira Peygamber Efendimiz'in temel öğretilerinde şu gerçek vardır: Zulüm karşısında sessiz kalmak, zâlime yardım etmektir" dedi. Son olarak, "Bugün, İslam dünyasının kültür ve sanat alanındaki uyanık vicdanlarının, İran'ın mazlumiyetini ve diğer hak arayan milletlerin direnişini tüm dünyaya duyurma zamanıdır" çağrısında bulunarak kültür-sanat camiasını somut bir duruş sergilemeye davet etti. Uluslararası toplumun kültür-sanat alanındaki sessizliği, küresel adalet anlayışına dair ne ifade ediyor? |
|