İran basınına konuşan Sözcü Telayi Nik, bu konudaki kararlılığı yineledi. Telayi Nik, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü sonsuza kadar İran'ın ve bölgenin elinde kalacak." ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, ABD ve İsrail'in İran'daki sistemi devirme çabalarının başarısız olduğunu savundu. Telayi Nik, bu sürecin İran'ı daha güçlü hale getirdiğini ve "düşmanın en gelişmiş uçakları"nın zarar gördüğünü iddia etti.
Bu açıklamaların yapıldığı sırada, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) önemli bir hamle duyurdu. Komutanlık, 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı.
CENTCOM'un sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, ablukanın Başkan Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda başlayacağı belirtildi. Açıklamada, "Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndekiler dahil tüm İran limanlarına" yönelik bu uygulamanın tarafsız şekilde yürütüleceği vurgulandı.
Aynı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçerek İran dışındaki limanlara gidip gelen gemilerin seferlerinin ise engellenmeyeceği bilgisi paylaşıldı. Bu hamle, bölgedeki gerilimi doğrudan artıran bir adım olarak öne çıktı.
Diğer yandan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, yakın zamanda Pakistan'da gerçekleşen İran-ABD müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, tarafların İslamabad mutabakatı'na yaklaştığı bir dönemde engellerle karşılaştıklarını ifade etti.
Erakçi, "İslamabad mutabakatına birkaç adım kala aşırı iddialı, sürekli değişen hedefler ve abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık." dedi. İran'ın savaşı sona erdirmek için iyi niyetle müzakerelere girdiğini savunan Bakan, sert bir çıkış yaptı.
Abbas Erakçi, "Görünüşe göre hiç ders alınmamış. İyi niyet iyi niyeti doğurur, düşmanlık düşmanlık getirir." şeklinde konuştu. Bu ifadeler, müzakerelerin neden sonuçsuz kaldığına dair İran'ın resmi görüşünü yansıtıyor.
Sizce Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim küresel enerji arzını ve bölgesel istikrarı nasıl etkiler?
Açıklamasında, ABD ve İsrail'in İran'daki sistemi devirme çabalarının başarısız olduğunu savundu. Telayi Nik, bu sürecin İran'ı daha güçlü hale getirdiğini ve "düşmanın en gelişmiş uçakları"nın zarar gördüğünü iddia etti.
Bu açıklamaların yapıldığı sırada, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) önemli bir hamle duyurdu. Komutanlık, 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı.
CENTCOM'un sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, ablukanın Başkan Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda başlayacağı belirtildi. Açıklamada, "Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndekiler dahil tüm İran limanlarına" yönelik bu uygulamanın tarafsız şekilde yürütüleceği vurgulandı.
Aynı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçerek İran dışındaki limanlara gidip gelen gemilerin seferlerinin ise engellenmeyeceği bilgisi paylaşıldı. Bu hamle, bölgedeki gerilimi doğrudan artıran bir adım olarak öne çıktı.
Diğer yandan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, yakın zamanda Pakistan'da gerçekleşen İran-ABD müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, tarafların İslamabad mutabakatı'na yaklaştığı bir dönemde engellerle karşılaştıklarını ifade etti.
Erakçi, "İslamabad mutabakatına birkaç adım kala aşırı iddialı, sürekli değişen hedefler ve abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık." dedi. İran'ın savaşı sona erdirmek için iyi niyetle müzakerelere girdiğini savunan Bakan, sert bir çıkış yaptı.
Abbas Erakçi, "Görünüşe göre hiç ders alınmamış. İyi niyet iyi niyeti doğurur, düşmanlık düşmanlık getirir." şeklinde konuştu. Bu ifadeler, müzakerelerin neden sonuçsuz kaldığına dair İran'ın resmi görüşünü yansıtıyor.
Sizce Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim küresel enerji arzını ve bölgesel istikrarı nasıl etkiler?