Arakçi, görüşmede, uluslararası enerji ve mal ticareti açısından kritik bir nakil hattı olan deniz yolunun durumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İran Bakanı, "Hürmüz Boğazı herkese açıktır ve tüm gemiler güvenle geçebilir fakat (bizimle) savaşan ülkeler söz konusu değildir." ifadesini kullandı. Arakçi ayrıca, İran halkının yabancı saldırganlığa direniş ve ulusal egemenlik ile bağımsızlığı koruma konusunda her zamankinden daha fazla birlik içinde olduğunu vurguladı. İran'ın geçici değil, kapsamlı bir ateşkes istediğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı, tüm tarafların gerilimi yükseltmek yerine düşürecek adımlar atmalarını umduklarını ifade etti. Çin'in çatışmaların sonlandırılması ve barışın teşvik edilmesi için olumlu rol oynamasını beklediklerini kaydetti. Çinli Bakan Vang Yi ise krizlerin güç kullanımıyla değil, diyalog ve müzakereyle çözümünden yana olduklarını bildirdi. Vang, bu yaklaşımın İran devletinin ve halkının çıkarına olduğu kadar, uluslararası toplumun da genel arzusu olduğunu vurguladı. Çinli Bakan, "Umarız tüm taraflar barış için tüm fırsatları ve fırsat pencerelerini değerlendirir ve barış sürecini en kısa zamanda başlatır." dedi. Çin, tarafsız ve objektif bir duruş sergilemeyi sürdüreceğini, diğer ülkelerin egemenliğine yönelik ihlallere karşı çıkacağını ve bölgesel barışa adanmışlığını yineledi. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Bu durum, su yolunun Pekin için stratejik önemini gözler önüne seriyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran petrolünü Asya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ana güzergahı konumunda bulunuyor. Boğaz'daki tanker trafiğindeki kesintiler şimdiden küresel petrol tedarikinde aksamalara ve petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda. Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimin küresel ekonomi üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Gerilimin arka planında, İsrail ve ABD'nin, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlatması yer alıyor. İran da bu saldırılara karşılık olarak, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi. ABD-İsrail saldırılarında, eski İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. Sizce Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim küresel enerji piyasalarını daha ne kadar etkilemeye devam eder? |
|