| Rızai, "İran’ın NPT'ye üyeliğine devam etmesinin bir anlamı yok." ifadesini kullandı. Uluslararası anlaşmaların ihlal edildiğini ve İran’ın nükleer tesislerine defalarca saldırı düzenlendiğini vurgulayan Rızai, "NPT’den çekilirsek muhtemelen Batı'nın muhalefeti ile karşılaşacağız." dedi. Açıklamasında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin İran'a yönelik saldırılarla ilgili ifadelerini de eleştirdi. Rızai, Grossi'nin açıklamalarını "kışkırtıcı ve tehlikeli" olarak nitelendirerek, İran'ın atom bombası yapmaya niyetli olmadığını tekrarladı. UAEA Başkanı Grossi ise daha önce, "Nükleer savaş olmadığı ve akıl almaz bir şekilde yıkıma yol açmadığı sürece hiçbir savaş İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldıramaz. Umarız böyle bir durum olmaz." şeklinde konuşmuştu. 5 Mart 1970 tarihinde yürürlüğe giren ve halihazırda 191 ülkenin taraf olduğu antlaşma, üç temel prensip üzerine inşa edilmiştir. NPT'nin esas amaçları, "nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, nükleer enerjinin sivil amaçlarla kullanımı ve nükleer silahsızlanma" olarak bilinmektedir. Soğuk Savaş döneminde artan nükleer silahlanma yarışının önlenmesi için hayata geçirilen anlaşmanın 9. Maddesi'ne göre, 1967 yılından önce nükleer silaha sahip olan ülkelere ayrıcalıklı bir statü tanınmıştır. Bu kapsamda, nükleer silahlara sahip oldukları bilinen Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri, diğer ülkelerin nükleer silah edinmelerine yardımcı olmayacakları ve nükleer silahsızlanma amacına uygun hareket edecekleri taahhüdünde bulunmuştur. Nükleer silah sahibi olmayan diğer 186 ülke ise bu silahları edinmekten kaçınacaklarına dair söz vermiştir. Buna rağmen, NPT'nin son zamanlarda artan nükleer silahlanma yarışının önüne geçmekte zorlandığı belirtiliyor. Sizce İran'ın NPT'den çekilme ihtimali uluslararası güvenlik dinamiklerini nasıl etkiler? |
|