Eşinin yurt dışı görevi nedeniyle aldığı 1 yıllık ücretsiz izni uzatmak isteyen ancak talebi reddedilip işten çıkarılan kadın çalışan, soluğu arabulucuda aldı. İşverenin fesih kararı sonrası başlayan hukuki süreç, uzun yıllar sürecek yıpratıcı bir mahkeme yerine, arabuluculuk masasında çözüldü.
Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri (TURAMEP) Sözcüsü Avukat Umut Metin, milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren dikkat çeken uyuşmazlığın detaylarını anlattı. Metin, İstanbul’da faaliyet gösteren bir şirketin İnsan Kaynakları Departmanı’nda 8 yıldır görev yapan kadın çalışanın, eşinin geçici yurt dışı görevi nedeniyle ücretsiz izin alarak ailesiyle yurt dışına taşındığını belirtti.
Ancak bu sürenin sonuna yaklaşılırken eşinin görev süresi 1 yıl daha uzatılmış ve toplam süre 2 yıla çıkarılmıştı. Bunun üzerine çalışan, ücretsiz izin süresinin 1 yıl daha uzatılmasını talep ederek durumu işverenine bildirdi.
İşveren şirket ise bu talebi kabul etmeyerek, çalışanın 2 Şubat 2026 tarihinde görevine başlamasını istedi. İki çocuk sahibi olan ve çocukları yurt dışında eğitim gören çalışanın belirtilen tarihte Türkiye’ye dönmesi mümkün olmadı. Bu gelişmeler üzerine işveren şirket, kadın çalışanın iş sözleşmesini feshetti.
Bu durum sonrasında çalışan ile işveren arasında hukuki bir uyuşmazlık doğdu. Çalışan, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek işe iade talebinde bulundu; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise 8 yıllık çalışma süresinden doğan başta kıdem tazminatı olmak üzere özlük haklarının ödenmesini talep etti.
Çalışan, İnsan Kaynakları alanında görev yapması nedeniyle şirketin geçmiş uygulamalarını yakından bildiğini, benzer durumlarda taleplerin olumlu karşılandığını bildiğinden, kendisine farklı muamele yapıldığını düşünerek hukuki yollara başvurdu.
Yurt dışında bulunması nedeniyle arabuluculuk toplantısına şahsen katılamayan çalışan, Türkiye’de bir avukat ile anlaşarak vekil olarak görevlendirdi. İşe iade talebiyle arabuluculuk başvurusu yapıldı ve görüşmelere tarafların avukatları katıldı. Çalışan kadın ise toplantıya video konferans yöntemiyle dahil oldu.
Arabuluculuk toplantısında taraflar, olası bir yargılama sürecinin uzunluğu ve sonucun kesin olmaması nedeniyle dava yoluna gitmek yerine anlaşma yolunu tercih etti. Görüşmeler sırasında çalışanın uzun yıllar boyunca şirkete sağladığı katkılar ve taraflar arasındaki geçmişteki olumlu çalışma ilişkisi de vurgulandı.
Arabulucu huzurunda varılan anlaşma kapsamında çalışan, işe iade talebinden vazgeçti. Buna karşılık işveren şirket, çalışanın 8 yıllık hizmet süresine karşılık gelen kıdem tazminatının yarısını derhal, kalan yarısını ise 30 gün içinde ödemeyi kabul etti. Çalışanın toplam alacağı kıdem tazminatı tutarı 560 bin TL olarak belirlendi. Arabulucunun ücreti ise her bir taraf için 16.800 TL olarak yüklendi.
Böylece taraflar, uzun ve masraflı bir dava sürecine girmeden, uyuşmazlıklarını arabuluculuk yoluyla çözerek süreci karşılıklı mutabakatla sonlandırdı.
Son dönemde yürürlükteki asgari resmi tarifenin altında hizmet alım şikayetlerinin ortaya çıktığını belirten Arabulucu Dr. Umut Metin, arabuluculukta kurallara ve tarifeye uyumun zorunlu olduğunu vurguladı. Metin, Adalet Bakanlığı’nın tarifeye aykırı hareket eden arabulucular için disiplin süreçlerini işlettiğini ifade etti.
Metin, arabuluculuk sürecine katılan tarafların, bir hak kaybı yaşamamak için arabulucu ücretinin resmi asgari tarifeye uygun belirlenip belirlenmediğini kontrol etmelerinin önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Sizce iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk, mahkeme sürecine kıyasla ne kadar etkili bir çözüm yolu sunuyor?
Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri (TURAMEP) Sözcüsü Avukat Umut Metin, milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren dikkat çeken uyuşmazlığın detaylarını anlattı. Metin, İstanbul’da faaliyet gösteren bir şirketin İnsan Kaynakları Departmanı’nda 8 yıldır görev yapan kadın çalışanın, eşinin geçici yurt dışı görevi nedeniyle ücretsiz izin alarak ailesiyle yurt dışına taşındığını belirtti.
Ancak bu sürenin sonuna yaklaşılırken eşinin görev süresi 1 yıl daha uzatılmış ve toplam süre 2 yıla çıkarılmıştı. Bunun üzerine çalışan, ücretsiz izin süresinin 1 yıl daha uzatılmasını talep ederek durumu işverenine bildirdi.
İşveren şirket ise bu talebi kabul etmeyerek, çalışanın 2 Şubat 2026 tarihinde görevine başlamasını istedi. İki çocuk sahibi olan ve çocukları yurt dışında eğitim gören çalışanın belirtilen tarihte Türkiye’ye dönmesi mümkün olmadı. Bu gelişmeler üzerine işveren şirket, kadın çalışanın iş sözleşmesini feshetti.
Bu durum sonrasında çalışan ile işveren arasında hukuki bir uyuşmazlık doğdu. Çalışan, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek işe iade talebinde bulundu; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise 8 yıllık çalışma süresinden doğan başta kıdem tazminatı olmak üzere özlük haklarının ödenmesini talep etti.
Çalışan, İnsan Kaynakları alanında görev yapması nedeniyle şirketin geçmiş uygulamalarını yakından bildiğini, benzer durumlarda taleplerin olumlu karşılandığını bildiğinden, kendisine farklı muamele yapıldığını düşünerek hukuki yollara başvurdu.
Yurt dışında bulunması nedeniyle arabuluculuk toplantısına şahsen katılamayan çalışan, Türkiye’de bir avukat ile anlaşarak vekil olarak görevlendirdi. İşe iade talebiyle arabuluculuk başvurusu yapıldı ve görüşmelere tarafların avukatları katıldı. Çalışan kadın ise toplantıya video konferans yöntemiyle dahil oldu.
Arabuluculuk toplantısında taraflar, olası bir yargılama sürecinin uzunluğu ve sonucun kesin olmaması nedeniyle dava yoluna gitmek yerine anlaşma yolunu tercih etti. Görüşmeler sırasında çalışanın uzun yıllar boyunca şirkete sağladığı katkılar ve taraflar arasındaki geçmişteki olumlu çalışma ilişkisi de vurgulandı.
Arabulucu huzurunda varılan anlaşma kapsamında çalışan, işe iade talebinden vazgeçti. Buna karşılık işveren şirket, çalışanın 8 yıllık hizmet süresine karşılık gelen kıdem tazminatının yarısını derhal, kalan yarısını ise 30 gün içinde ödemeyi kabul etti. Çalışanın toplam alacağı kıdem tazminatı tutarı 560 bin TL olarak belirlendi. Arabulucunun ücreti ise her bir taraf için 16.800 TL olarak yüklendi.
Böylece taraflar, uzun ve masraflı bir dava sürecine girmeden, uyuşmazlıklarını arabuluculuk yoluyla çözerek süreci karşılıklı mutabakatla sonlandırdı.
Son dönemde yürürlükteki asgari resmi tarifenin altında hizmet alım şikayetlerinin ortaya çıktığını belirten Arabulucu Dr. Umut Metin, arabuluculukta kurallara ve tarifeye uyumun zorunlu olduğunu vurguladı. Metin, Adalet Bakanlığı’nın tarifeye aykırı hareket eden arabulucular için disiplin süreçlerini işlettiğini ifade etti.
Metin, arabuluculuk sürecine katılan tarafların, bir hak kaybı yaşamamak için arabulucu ücretinin resmi asgari tarifeye uygun belirlenip belirlenmediğini kontrol etmelerinin önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Sizce iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk, mahkeme sürecine kıyasla ne kadar etkili bir çözüm yolu sunuyor?