Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan CNN TÜRK Haber Müdürü İdris Arıkan, Mescid-i Aksa'nın alelade bir yer olmadığını ve Müslümanların ilk kıblesi olarak tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Arıkan, "Bu tabii işin artık korkulan kısmı mı sorusunu gündeme getiriyor" diyerek, bölgedeki mevcut durumun tehlikelerine dikkat çekti.
Arıkan, asıl endişenin devam eden bir savaşın gölgesinde yaşanan süreç olduğunu ifade etti. Bu süreçte Mescid-i Aksa ve Kubbet-i Şerif bölgesinin tehlike altında olduğunu belirten Arıkan, ortada İran füze saldırıları bulunduğunu ancak İsrail'in de bölgede birçok sahte bayrak operasyonu yaptığının bilindiğini söyledi.
İdris Arıkan, savaşın karanlık ve muğlak bir tarafı olduğunu, kimin ne yaptığının belli olmadığını kaydetti. Herkesin her şeyi yapıp suçu başkasının üzerine atabileceğini belirten Arıkan, İran'ın net bir şekilde "Mescid-i Aksa'yı hedef almayız" dediğini hatırlattı. Ancak füze parçasının Ağlama Duvarı yakınına düşmesinin alarm zillerini çaldırdığını ifade etti.
Arıkan, bölgedeki daha büyük planlara da değinerek, vaat edilmiş topraklar hayalinin neyi barındırdığı sorusunu gündeme getirdi. İsrail bayrağındaki iki çizginin Fırat ve Nil nehirlerini temsil ettiğini anımsatarak, bunun bayrağa işlenmiş bir amaç olduğunu söyledi.
Bu amacın, Nil'den Fırat'a uzanan bölgede Büyük İsrail hayalini gerektirdiğini ve İsraillilerin çoğunluğunun buna inanmış gibi göründüğünü dile getirdi. Arıkan, bu durumun bölgedeki kutsal tapınakları ve camileri tehdit ettiğini sözlerine ekledi.
Sizce uluslararası toplum, Mescid-i Aksa gibi evrensel kültür mirası alanlarının korunması için daha etkin adımlar atmalı mı?
Arıkan, asıl endişenin devam eden bir savaşın gölgesinde yaşanan süreç olduğunu ifade etti. Bu süreçte Mescid-i Aksa ve Kubbet-i Şerif bölgesinin tehlike altında olduğunu belirten Arıkan, ortada İran füze saldırıları bulunduğunu ancak İsrail'in de bölgede birçok sahte bayrak operasyonu yaptığının bilindiğini söyledi.
İdris Arıkan, savaşın karanlık ve muğlak bir tarafı olduğunu, kimin ne yaptığının belli olmadığını kaydetti. Herkesin her şeyi yapıp suçu başkasının üzerine atabileceğini belirten Arıkan, İran'ın net bir şekilde "Mescid-i Aksa'yı hedef almayız" dediğini hatırlattı. Ancak füze parçasının Ağlama Duvarı yakınına düşmesinin alarm zillerini çaldırdığını ifade etti.
Arıkan, bölgedeki daha büyük planlara da değinerek, vaat edilmiş topraklar hayalinin neyi barındırdığı sorusunu gündeme getirdi. İsrail bayrağındaki iki çizginin Fırat ve Nil nehirlerini temsil ettiğini anımsatarak, bunun bayrağa işlenmiş bir amaç olduğunu söyledi.
Bu amacın, Nil'den Fırat'a uzanan bölgede Büyük İsrail hayalini gerektirdiğini ve İsraillilerin çoğunluğunun buna inanmış gibi göründüğünü dile getirdi. Arıkan, bu durumun bölgedeki kutsal tapınakları ve camileri tehdit ettiğini sözlerine ekledi.
Sizce uluslararası toplum, Mescid-i Aksa gibi evrensel kültür mirası alanlarının korunması için daha etkin adımlar atmalı mı?