CNN Türk Washington temsilcisi Yunus Paksoy, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı ile ilgili açıklamalarını aktardı. Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ı askeri ve ekonomik olarak mağlup ettiğini öne sürdü.
Trump, Hürmüz Boğazı'ndan petrol alan ülkelerin bu geçidin güvenliğini üstlenmesi gerektiğini, ABD'nin de onlara yardım edeceğini ve koordinasyon içinde olacağını ifade etti. Bu açıklama, boğazın güvenliği sorumluluğunun artık küresel bir mesele haline geldiği şeklinde yorumlandı.
İran’ın başkenti Tahran’da bir Hermes silahlı insansız hava aracının düşürüldüğü bildirildi. Yarı resmi Fars Haber Ajansı, bu aracın Devrim Muhafızları Ordusu’nun gelişmiş hava savunma sistemleri tarafından vurulduğunu duyurdu.
ABD ile İsrail’in saldırıları başladığından bu yana toplamda 115 İHA ve SİHA’nın düşürüldüğü kaydedildi. İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırıları ise devam ediyor.
İsrail ordusu, İran'dan füzelerin beşinci kez ateşlendiğini ve hava savunma sistemlerinin bu füzeleri önlemeye çalıştığını açıkladı. Saldırılar, Tel Aviv'in de aralarında bulunduğu merkez bölgelere yöneldi ve alarmlar çaldı.
Beyaz Saray, ABD-İsrail saldırılarının "muazzam sonuçlar" verdiği iddiasında bulundu. Yapılan açıklamada, İran'ın balistik füze kapasitesinin fiilen yok edildiği ve hava üstünlüğünün sağlandığı öne sürüldü.
Açıklamada ayrıca, İran'ın drone saldırılarında yüzde 95 azalma yaşandığı, donanma gemilerinin yüzde 90'ından fazlasının imha edildiği ve toplamda 6 binin üzerinde saldırı gerçekleştirildiği bilgileri paylaşıldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 826'ya, yaralı sayısının ise 2 bin 9'a yükseldiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için birçok ülkenin bölgeye savaş gemisi göndereceğini bildirdi. Trump, İran'ın boğazı kapatma girişiminden etkilenen ülkelerin ABD ile koordineli hareket edeceğini söyledi.
Trump ayrıca, Suudi Arabistan'daki bir hava üssünde vurulduğu iddia edilen beş tanker uçağına ilişkin haberleri yalanladı. Uçaklardan dördünün neredeyse hiç hasar almadığını, bir tanesinin ise kısa sürede tamir edileceğini belirtti.
İsrail ordusu, İran'ın Uzay Ajansı ana merkezini ve bir hava savunma üretim fabrikasını hedef aldığını iddia etti. Saldırıyla İran'ın yeniden hava savunma sistemi kurmasının zorlaştırılmak istendiği öne sürüldü.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İsrail'e İHA desteği veren Ukrayna'nın fiilen savaşa dahil olduğunu ve meşru hedef haline geldiğini söyledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy daha önce bölgeye İHA ve uzman ekip gönderdiklerini açıklamıştı.
Bahreyn hükümeti, The New York Times'ın ülkeden İran'a füze ateşlendiğine dair haberini yanıtladı. Ordunun hiçbir saldırı operasyonuna katılmadığını ifade etti. Pentagon sözcüsü ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
Al Jazeera'nin ABD muhabiri Rosiland Jordan, 2 bin 500 deniz piyadesinin ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşına konuşlandırılan ilk ABD kara birlikleri olarak yola çıktığını öne sürdü. Birliklerin amfibi hücum gemisi USS Tripoli ile hareket ettiği bildirildi.
İsrail ordusu, Tebriz bölgesindeki İranlılara, askeri altyapıya yönelik saldırılar düzenleneceği uyarısında bulunarak bölgeyi boşaltmalarını istedi. İran'ın ise Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne düzenlediği saldırılarda ABD'ye ait 5 yakıt ikmal uçağının hasar gördüğü iddia edildi.
Irak’ın başkenti Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği yerleşkesine füze saldırısı düzenlendiği ve hasar meydana geldiği bildirildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin Hark Adası'ndaki petrol altyapısına saldırması durumunda, bölgedeki ABD bağlantılı tüm enerji tesislerinin yok edileceği uyarısında bulundu.
İran ve Hizbullah’ın eş zamanlı saldırıları nedeniyle İsrail’in kuzeyindeki birçok kentte alarm sirenleri çaldı. Ayrıca, Erbil Havalimanı yakınlarına kamikaze İHA saldırısı düzenlendiği ve bölgede patlama sesleri duyulduğu aktarıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Hark Adası'ndaki tüm askeri hedeflerin tamamen yok edildiğini savundu. Trump, adadaki petrol altyapısına saldırmadıklarını ancak Hürmüz Boğazı'ndaki geçişe müdahale edilirse bu kararını yeniden değerlendireceğini kaydetti.
Sizce bölgedeki gerilim daha da tırmanır mı yoksa diplomasi kanalları devreye girer mi?