Bu kayıp, birçok gelişmiş ülkenin yıllık ekonomik büyüklüğünü aşarak krizin boyutunu gözler önüne serdi.
Söz konusu dönemde küresel ölçekte takip edilen endekslerin tamamı negatif seyretti. En sert düşüş yüzde 16,8 ile KOSPI endeksinde görülürken, Asya piyasaları genel olarak satış baskısından en çok etkilenen bölge oldu.
Japonya’da Nikkei 225 yüzde 12, Almanya’da DAX 40 yüzde 10,7, Fransa’da CAC 40 yüzde 9,4 değer kaybetti. ABD tarafında ise S&P 500 yüzde 7,7, Nasdaq yüzde 8,2 ve Dow Jones yüzde 7,6 geriledi.
Piyasalardaki dalgalanmanın en önemli göstergelerinden biri olan VIX Endeksi, bu süreçte yüzde 46 artarak 31 seviyesinin üzerine çıktı. Bu durum, yatırımcıların belirsizlik algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor.
Jeopolitik risklerin artması ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Bu gelişmeler, başta Federal Reserve olmak üzere merkez bankalarının para politikası beklentilerinde değişime yol açtı.
Daha önce faiz indirimi beklentilerinin öne çıktığı piyasalarda, artık faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği hatta artabileceği senaryolar konuşuluyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,48 seviyesine çıkarak son dönemin zirvesine ulaştı.
Avrupa’da da enerji maliyetlerinin enflasyonu artıracağı beklentisiyle tahvil piyasalarında satış baskısı hızlandı. Almanya 10 yıllık tahvil faizi 2011’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Fransa 2009’dan beri en yüksek seviyeyi gördü. İngiltere tahvil faizleri 2008 zirvelerine yaklaştı. Bu tablo, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisini güçlendirdi.
Asya piyasalarında Japonya’da faiz artışı beklentileri güçlenirken, Çin farklı bir görünüm sergiledi. Deflasyon riskleri nedeniyle Çin Merkez Bankası’nın sıkılaşmaya gitmeyeceği beklentisi, Çin tahvillerinin daha yatay kalmasına neden oldu.
Jerome Powell, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden etkili olacağını belirtirken, para politikasında aceleci bir adım atılmayacağı sinyalini verdi.
Powell, arz kaynaklı şokların genellikle kısa süreli olduğunu ancak bu tür gelişmelerin enflasyon beklentilerini kalıcı şekilde etkileyebileceğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre ABD-İran hattındaki gelişmeler ve enerji fiyatlarının seyri, önümüzdeki dönemde de küresel piyasaların ana belirleyicisi olmaya devam edecek.
Artan belirsizlik, yatırımcıların daha temkinli pozisyon almasına neden olurken, piyasalarda dalgalı seyrin sürmesi bekleniyor.
Sizce jeopolitik risklerin küresel piyasalar üzerindeki bu baskısı ne kadar sürecek?