Seyidova, kadınların iki X kromozomu taşımasının bazı hastalıklara karşı koruyucu bir avantaj sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca, menopoz öncesi dönemde östrojen hormonunun kalp ve damar sağlığını desteklemesinin de yaşam süresini olumlu etkilediğini vurguladı.
Kadınların sağlık kontrollerine daha düzenli gitmeleri ve riskli alışkanlıklardan daha fazla kaçınmalarının da uzun yaşamalarına katkıda bulunan önemli etkenler arasında yer aldığının altını çizdi. Ancak, bu uzun yaşam süresinin her zaman sağlıklı geçmediğine dikkat çekti.
Op. Dr. Parvana Seyidova, çalışmalara göre kadınların daha uzun yaşasalar da ileri yaşlarda kronik hastalıklarla yaşama olasılıklarının erkeklere kıyasla daha yüksek olabildiğini söyledi. Bu nedenle kadınların belirli sağlık risklerine karşı daha bilinçli ve dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Kadınların yaşam kalitesini etkileyebilen başlıca sağlık riskleri arasında menopoz sonrası dönem yer alıyor. Seyidova, bu dönemde östrojen hormonunun azalmasıyla vücutta birçok sistemin etkilendiğini açıkladı.
Bu dönemde özellikle kemik yoğunluğunun azalması, kalp ve damar hastalıkları ile metabolik sorunların görülme riskinin arttığını ifade etti. Kemik erimesinin kadınlarda daha sık görüldüğünü ve menopoz sonrasında kırık riskini artırabildiğini ekledi.
Kadınlarda yaygın görülen bir diğer sorunun tiroid hastalıkları olduğunu belirten Seyidova, bu durumun metabolizmayı, enerji seviyesini ve hormon dengesini etkileyerek yaşam kalitesini düşürebileceğini söyledi.
Depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarının da kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görülebildiğini aktardı. Hormonal değişimler, stres ve yaşam koşullarının bu riskte etkili olabildiğini vurguladı.
Kalp hastalıklarının kadınlarda çoğu zaman farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğine dikkat çekti. Göğüs ağrısı yerine halsizlik, nefes darlığı veya mide rahatsızlığı gibi belirtiler görülebildiği için tanının bazen gecikebileceğini ifade etti.
Op. Dr. Parvana Seyidova, doğru önlemlerle kadınların ileri yaş dönemlerini daha aktif ve kaliteli geçirmelerinin mümkün olduğunu söyledi. Düzenli sağlık kontrollerinin, menopozun doğru yönetilmesinin, dengeli beslenme ve egzersizin temel faktörler olduğunu belirtti.
Kadın sağlığındaki asıl hedefin yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, sağlıklı geçirilen yılları artırmak olduğunu vurguladı. Gerçek sağlığın, yaşamın her dönemini güçlü, aktif ve kaliteli bir şekilde sürdürebilmek anlamına geldiğini sözlerine ekledi.
Sizce toplumda sağlıklı yaşlanma bilincini artırmak için neler yapılabilir?