İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi (İADŞP) kapsamında sunulan bu kredi desteğinden, ev ve iş yerlerini yenilemek isteyen İstanbullular faydalanabilecek. Proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ve Dünya Bankası finansmanıyla yürütülüyor.
Kentsel dönüşüm kredi başvuruları, 6 Nisan itibarıyla başladı. Projenin ilk uygulandığı İstanbul'da, Üsküdar ve Küçükçekmece ilçelerinde açılan irtibat ofisleri, ilk günden yoğun ilgi gördü. Vatandaşlar, proje hakkında yüz yüze bilgi almak için bu ofislere gelerek uzmanlardan detaylı açıklamalar aldı.
Bakan Kurum'un paylaştığı detaylara göre, kredi desteğinden yararlanacak gruplar dört kategoride belirlendi. Birinci kategori, riskli yapıdaki bağımsız bölümü haricinde tapuda kayıtlı başka konutu bulunmayan maliklerden oluşuyor.
İkinci kategori ise orta ve düşük gelirli, yani hane geliri belirli bir eşiğin altında olan aileleri kapsıyor. Üçüncü kategoride şehit aileleri, harp malulleri, emekliler, en az yüzde 40 engelli vatandaşlar ve hanehalkı reisi kadın olan aileler yer alıyor.
Dördüncü kategoride ise enerji verimliliği teşvik ediliyor. A sınıfı Enerji Kimlik Belgesi olan binalar için yıllık yüzde 0,50, B sınıfı olanlar için ise yıllık yüzde 0,25 oranında ek faiz indirimi uygulanacak. Bu kategorilerin birden fazlasına uyan vatandaşlar, indirim oranlarının toplamına varan avantajlardan faydalanabilecek.
Destek paketinin ödeme koşulları da netleşti. Kredide ilk bir yıl geri ödeme yapılmayacak. Vatandaşlar, inşaat tamamlanıp evlerine taşındıktan sonra taksit ödemelerine başlayacak. Kredi, 180 ay yani 15 yıl vadeli olarak sunulacak.
Finansman, Dünya Bankası tarafından, yıllık maliyeti yüzde 10’u aşmayacak şekilde ve yüzde 0,69 faiz oranıyla sağlanacak. Krediden faydalanmak isteyenlerde, açık devam eden icra, haciz veya takip kaydının olmaması gerekiyor.
Ayrıca, kredinin aylık taksit tutarının, belgelendirilmiş hane halkı aylık gelirine oranının yüzde 70'i aşmaması şartı aranıyor. Bu kriter, kredinin geri ödenebilirliği açısından önem taşıyor.
Başvuru süreci ise belirli adımlardan oluşuyor. Riskli yapı malikleri, öncelikle Bakanlığın ŞANTİYE-M sistemine kayıtlı lisanslı bir müteahhit ile anlaşma yapmak zorunda. Müteahhit, gerekli tüm yetki belgelerini sisteme yüklemeli ve gerekli taahhütnameyi eklemeli.
Yapım ruhsatını alan müteahhit, e-Devlet üzerinden ARAAD (AFDİS) sistemine giriş yaparak proje bilgi ve belgelerini yükler ve projeyi onay için Başkanlığa gönderir. Müteahhit başvurusu onaylandıktan sonra, hak sahipleri yine e-Devlet üzerinden aynı sisteme girerek ön başvurularını tamamlar.
Son aşamada ise gerekli evraklarla birlikte, protokol imzalanan banka şubesine fiziki başvuruda bulunulur. Bu süreç, başvurunun resmiyet kazanması için gerekli son adımı oluşturuyor.
Uygulama, ilk aşamada İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Manisa ve Tekirdağ illerinde hayata geçirilecek. Sonraki süreçte ise projenin tüm Türkiye’ye yayılması planlanıyor. Bu, kentsel dönüşümün ülke genelinde hız kazanmasına katkı sağlayacak bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yapılan örnek bir hesaplamaya göre, 3 milyon lira kredi kullanılması halinde, yüzde 0,69 faiz oranı ve 180 ay vadeyle aylık taksit tutarı 29 bin 150 lira oluyor. Bu ödeme planında 15 yılın sonunda toplam geri ödeme 5 milyon 247 bin liraya ulaşıyor.
Toplam tutarın 2 milyon 247 bin lirasını faiz oluşturuyor. Bu finansman modeli, piyasadaki mevcut kredi koşullarıyla kıyaslandığında, vatandaşlara daha avantajlı bir seçenek sunuyor.
Sizce bu kredi paketi, kentsel dönüşümü hızlandırmak için yeterli bir teşvik sağlıyor mu?