Merhaba arkadaşlar! Yaklaşık 4 aydır ketojenik diyet yapıyorum ve başlarda inanılmaz enerjik hissetmek, zihnimin berraklaşması harikaydı. Ama itiraf ediyorum, son bir aydır "sürekli aynı şeyleri yemekten ciddi anlamda sıkıldım". Her öğün zeytinyağlı, tereyağlı, kırmızı et, tavuk, balık... Bir noktadan sonra mutfak bir angaryaya dönüştü. "Acaba bırakmalı mıyım?" diye düşünmeye başladım. Ama vazgeçmek yerine, biraz araştırma ve yaratıcılıkla rutinimi kırmayı başardım. Belki siz de benim gibi sıkılıyorsunuzdur, diye deneyimlerimi paylaşmak istedim.
"Ketoya Uygun" Sebzeleri Keşfetmek
İlk yaptığım hata, sebzeleri neredeyse tamamen görmezden gelmekti. Oysa karnabahar, brokoli, ıspanak, kabak, avokado, brüksel lahanası ve yeşil fasulye gibi düşük karbonhidratlı sebzeler kurtarıcım oldu. Özellikle karnabaharı rendeleyip pirinç yerine, ya da blender'dan geçirip patates püresi kıvamına getirip bol tereyağı ve krema ile tüketmek inanılmaz doyurucu ve farklı bir tat sundu. Ispanaklı, peynirli, yumurtalı omletler kahvaltı rutinimi tamamen değiştirdi.
Yağ Kaynaklarını Çeşitlendirmek
Sadece zeytinyağı ve tereyağına mahkum değilmişim! Avokado yağı yüksek ısıya dayanıklı ve nötr bir tada sahip, mükemmel. Hindistan cevizi yağı ile pişirdiğim tavuğa tropikal bir tat katıyor. Çiya tohumu, keten tohumu, kenevir tohumu ve tabii ki ceviz, badem, pekan gibi yağlı tohumlar (ölçülü!) hem salatalarıma hem de ara öğünlerime crunch ve lezzet katıyor. Farklı yağların farklı besin profilleri olduğunu öğrenmek süreci daha keyifli hale getirdi.
Fermente ve Otlu Lezzetler
Bu benim favori keşfim! Sadece kaşar ve beyaz peynir yemekten sıkılmıştım. Esmer peynir, tulum peyniri, keçi peyniri, rokfor, mozzarella gibi peynir çeşitlerini denemeye başladım. Ayrıca, ev yapımı turşular (salatalık, lahana, karışık) probiyotik kaynağı olmasının yanı sıra yemeklere inanılmaz bir tat katıyor. Taze otlar (fesleğen, kekik, nane, dereotu, maydanoz, biberiye) ise en sade tavuk göğsünü bile şölene çevirebiliyor. Baharat dolabımı baştan aşağı yeniledim diyebilirim.
Pişirme Tekniklerini Değiştirmek
Her şeyi sadece tavada sotelemek veya ızgara yapmaktan sıkılmıştım. Fırında peynir kabuğuyla pişirilmiş somon, karnabahar çorbası, sebzeli ve peynirli "keto güveç", avokadolu ve ton balıklı salata tarifleri denedim. Hatta cloud bread (bulut ekmeği) yapmayı öğrendim, üzerine avokado ve pastırma koyunca harika bir tost alternatifi oldu. Yemek pişirmeyi bir "görev" olmaktan çıkarıp bir "deney alanı"na dönüştürdüm.
Dikkat Edilmesi Gereken Nokta
Tüm bu çeşitliliği yaparken makro değerlerimi (özellikle karbonhidratı) takip etmeye devam etmem gerektiğini unutmadım. Bazı sebzelerin ve kuruyemişlerin karbonhidrat içeriği sinsi olabiliyor. Bir de, "keto-uygun" etiketiyle satılan, içinde şeker veya nişasta olabilen soslara ve paketli ürünlere karşı temkinliyim. Mümkün olduğunca tam ve işlenmemiş gıdalardan kendi tariflerimi oluşturmaya çalışıyorum.
Sonuç olarak, bu diyetin sadece et ve yağ yığını olmak zorunda olmadığını fark ettim. Biraz emek ve yaratıcılıkla hem lezzetli hem de besleyici birçok seçenek yaratılabiliyor. Benim moralim yerine geldi ve diyete devam etme motivasyonum arttı. Sizin de ketojenik diyette sıkıldığınız dönemler oldu mu? Benim dışında deneyip de çok beğendiğiniz, rutin kırıcı tarifleriniz var mı? Paylaşırsanız çok sevinirim!
İlk yaptığım hata, sebzeleri neredeyse tamamen görmezden gelmekti. Oysa karnabahar, brokoli, ıspanak, kabak, avokado, brüksel lahanası ve yeşil fasulye gibi düşük karbonhidratlı sebzeler kurtarıcım oldu. Özellikle karnabaharı rendeleyip pirinç yerine, ya da blender'dan geçirip patates püresi kıvamına getirip bol tereyağı ve krema ile tüketmek inanılmaz doyurucu ve farklı bir tat sundu. Ispanaklı, peynirli, yumurtalı omletler kahvaltı rutinimi tamamen değiştirdi.
Sadece zeytinyağı ve tereyağına mahkum değilmişim! Avokado yağı yüksek ısıya dayanıklı ve nötr bir tada sahip, mükemmel. Hindistan cevizi yağı ile pişirdiğim tavuğa tropikal bir tat katıyor. Çiya tohumu, keten tohumu, kenevir tohumu ve tabii ki ceviz, badem, pekan gibi yağlı tohumlar (ölçülü!) hem salatalarıma hem de ara öğünlerime crunch ve lezzet katıyor. Farklı yağların farklı besin profilleri olduğunu öğrenmek süreci daha keyifli hale getirdi.
Bu benim favori keşfim! Sadece kaşar ve beyaz peynir yemekten sıkılmıştım. Esmer peynir, tulum peyniri, keçi peyniri, rokfor, mozzarella gibi peynir çeşitlerini denemeye başladım. Ayrıca, ev yapımı turşular (salatalık, lahana, karışık) probiyotik kaynağı olmasının yanı sıra yemeklere inanılmaz bir tat katıyor. Taze otlar (fesleğen, kekik, nane, dereotu, maydanoz, biberiye) ise en sade tavuk göğsünü bile şölene çevirebiliyor. Baharat dolabımı baştan aşağı yeniledim diyebilirim.
Her şeyi sadece tavada sotelemek veya ızgara yapmaktan sıkılmıştım. Fırında peynir kabuğuyla pişirilmiş somon, karnabahar çorbası, sebzeli ve peynirli "keto güveç", avokadolu ve ton balıklı salata tarifleri denedim. Hatta cloud bread (bulut ekmeği) yapmayı öğrendim, üzerine avokado ve pastırma koyunca harika bir tost alternatifi oldu. Yemek pişirmeyi bir "görev" olmaktan çıkarıp bir "deney alanı"na dönüştürdüm.
Tüm bu çeşitliliği yaparken makro değerlerimi (özellikle karbonhidratı) takip etmeye devam etmem gerektiğini unutmadım. Bazı sebzelerin ve kuruyemişlerin karbonhidrat içeriği sinsi olabiliyor. Bir de, "keto-uygun" etiketiyle satılan, içinde şeker veya nişasta olabilen soslara ve paketli ürünlere karşı temkinliyim. Mümkün olduğunca tam ve işlenmemiş gıdalardan kendi tariflerimi oluşturmaya çalışıyorum.
Sonuç olarak, bu diyetin sadece et ve yağ yığını olmak zorunda olmadığını fark ettim. Biraz emek ve yaratıcılıkla hem lezzetli hem de besleyici birçok seçenek yaratılabiliyor. Benim moralim yerine geldi ve diyete devam etme motivasyonum arttı. Sizin de ketojenik diyette sıkıldığınız dönemler oldu mu? Benim dışında deneyip de çok beğendiğiniz, rutin kırıcı tarifleriniz var mı? Paylaşırsanız çok sevinirim!