| Kararda, borçlu listelerinin ortak alanlara asılması, kişisel verilerin ihlali olarak değerlendirildi. Bu listelerde yer alan ad, soyadı, daire numarası ve borç miktarı gibi bilgilerin üçüncü kişiler tarafından da görülebildiğine dikkat çekildi. Muhatabı belli olmayan bir kesime kişisel verilerin ifşa edilmesinin, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırılık teşkil ettiği ifade edilen kararda, bu tür duyuru ve listelerin ortak kullanım alanlarından ivedilikle kaldırılması talep edildi. Apartman ve site sakinlerinin borçlarına yönelik bilgilendirmelerin kanuna uygun yürütülmesi gerektiği aktarılan kararda, kişisel verileri açıkça panolara asmaya devam eden yönetimler hakkında idari para cezası ve cezai işlem uygulanacağı belirtildi. Tesis Yöneticileri Konfederasyonu (TESKON) Başkanı Yahya Sağır, yaptığı değerlendirmede, yönetimlerin bugüne kadar tahsilatı hızlandırmak ve kat maliklerini bilgilendirmek amacıyla bina girişleri, asansörler ve panolarda sıklıkla borç duyurusu yaptığını söyledi. KVKK kararında, ad, soyadı, daire numarası, borç tutarı ve gecikme bilgisi gibi verilerin kişisel veri niteliği taşıdığına işaret edildiğini belirten Sağır, bu bilgilerin ortak alanlarda ilan edilmesinin yalnızca kat maliklerine değil, üçüncü kişilere de açık bir görünürlük oluşturduğunu aktardı. Sağır, kararda, bu tür verilerin işlenmesinde hukuka uygunluk, ölçülülük ve veri minimizasyonu ilkelerine uyulması gerektiğine dikkati çekerek, yönetimlerin şeffaflık yükümlülüğünün kişisel verilerin aleni hale getirilmesi anlamına gelmediğini dile getirdi. Kat maliklerinin bilgi alma hakkı bulunduğunu, yönetimlerin de gelir gider süreçlerini şeffaf biçimde yürütmesi gerektiğini bildiren Sağır, "Buna rağmen şeffaflık başka, kişisel veriyi ifşa etmek başka şeydir" ifadelerini kullandı. Bir kişinin borç durumunun bina girişinde, asansörde veya panoda herkese açık şekilde sergilenmesinin, misafirler, ziyaretçiler ve ilgisiz üçüncü kişiler bakımından da erişilebilir hale geldiğini vurgulayan Sağır, bunun açık şekilde hukuki risk doğurduğunu belirtti. Sağır, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında aidat ve ortak gider borçlarının takibi için yönetimlerin dava, icra takibi ve gecikme tazminatı gibi hukuki imkanlara sahip olduğunu hatırlatarak, borç tahsilatında kullanılacak yöntemin hukuka uygun olması gerektiğini söyledi. Karar sonrası artık borç bilgilerinin ortak alanlara asılması uygulamasına son verilmesi, mevcut listelerin kaldırılması ve bunun yerine yalnızca ilgili kişilerin erişebileceği kapalı iletişim kanallarının kullanılması gerektiğini aktaran Sağır, özellikle profesyonel site yönetimlerinin iletişim yöntemlerini revize etmesi gerektiğini kaydetti. Sağır, kapalı devre dijital yönetim sistemleri, kişiye özel SMS ve e-posta bilgilendirmeleri, güvenli malik panelleri veya yalnızca yetkili kullanıcıların erişebildiği uygulamaların bundan sonraki süreçte çok daha önemli hale geleceğini ifade etti. Sizce apartman ve site yönetimleri, borç tahsilatı için şeffaflık ile kişisel verilerin korunması arasında nasıl bir denge kurmalı? |
|