Bakan Ersoy, küresel gelişmelerin etkisinin arttığı bir dönemde Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yürütülen çalışmaların kapsamını ve elde edilen sonuçları paylaşan Ersoy, milletin refahını ve ülkenin güçlü yarınlarını inşa etmek için yoğun bir mesai harcandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye Yüzyılı vizyonunun tüm başlıklarını gerçekleştirmek için gece gündüz çalıştıklarını kaydeden Bakan, kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını vurguladı. Bu bütüncül yaklaşımla her alanda özel projeler üretildiğini ve önemli mesafeler kat edildiğini söyledi.
Turizmde ürün ve pazar çeşitliliğinin arttığını ve turizmin kıyılardan ülke geneline yayıldığını belirten Ersoy, tesis kalitesi ve insan kaynağı ile örnek bir yapı oluşturulduğunu aktardı. Turizmin stratejik sektör ilan edilmesinin ardından elde edilen başarıya dikkat çekti.
Son 8 yılda turizm gelirlerinde yüzde 109’luk bir artış sağlandığını açıklayan Bakan Ersoy, Covid-19 salgını, savaşlar ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında turizmde muazzam bir sıçrama yakalandığını ve Türkiye’nin dünya sıralamasında yükseldiğini bildirdi.
Kültür-sanat alanında da özgün üretimin arttığını ve rekorlar kırıldığını ifade eden Ersoy, Türk dizilerinin yaklaşık 170 ülkede 1 milyardan fazla insana ulaştığını söyledi. Sinema sektörünün uluslararası ödüllerde yer aldığını ve bu alanlardaki desteklerin sürdüğünü kaydetti.
Arkeolojiden yazma eserlere kadar birçok alanda dünyada sayılı örneği olan bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bakan, dünyanın Türkiye’yi heyecanla takip ettiğini ve bu durumun gurur verici olduğunu dile getirdi.
Geleceğe Miras projesi kapsamında Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon ve ihya sürecinin hayata geçirildiğini açıklayan Ersoy, 65 ilde 255 kazının bu projeye dahil edildiğini bildirdi. Kazı çalışmalarının yıl boyunca sürdüğünü ve her kazıya Türk koordinatör atandığını ifade etti.
Bu süreci milli ve yerli bir arkeoloji atılımı olarak tanımlayan Bakan Ersoy, Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını vurguladı. Süreçte 15 binden fazla eserin müzelere kazandırıldığını, 2025 yılında toplam kazı sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl ise 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Gece müzeciliği uygulamasının 27 müze ve ören yerinde hayata geçirildiğini ve 2025 yılında 600 bin ziyaretçi ağırlandığını aktaran Ersoy, projeye bugüne kadar 7,5 milyar lira destek sağlandığını belirtti. Kültür-sanat faaliyetlerinde tiyatrodan operaya kadar tüm alanlarda temsil ve katılımın arttığını ifade etti.
Yaşayan Miras Şölenleri, Yaşayan Miras Okulu ve Yaygın Kültürel Eğitim gibi projelerle geleneksel sanatların ve ustaların desteklendiğini kaydeden Bakan, Türkiye Kültür Yolu Festivali ile kültür ve sanatın uluslararası vitrine taşındığını, festivalin bu yıl 26 ilde düzenleneceğini bildirdi.
AKM, CSO Ada Ankara, Rami Kütüphanesi, Galata Kulesi, Kız Kulesi, Bodrum Kalesi, Sümela Manastırı, Selimiye, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebir Camileri gibi geniş ölçekli mimari, restorasyon ve ihya projelerini hayata geçirdiklerini söyleyen Ersoy, bu çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.
TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla yürütülen uluslararası iş birlikleri, Türkçe öğretimi ve Türkiye Bursları gibi projelerle Türkiye’nin kültür diplomasisini küresel ölçekte etkin şekilde kullandığını ifade etti.
Akdeniz Bölgesi’ne yapılan yatırımlara da değinen Bakan Ersoy, 2002-2025 yılları arasında bölgeye yaklaşık 26,9 milyar lira kültür ve turizm yatırımı yapıldığını açıkladı. Konaklama tesis sayısının neredeyse 6,5 kat artarak 610’dan 3 bin 845’e, yatak kapasitesinin ise 161 bin 970’ten 684 bin 681’e yükseldiğini bildirdi.
Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazılar yapıldığını hatırlatan Ersoy, Antalya ve Alanya müzeleri, Aspendos, Patara, Side ören yeri ve Nekropol Müzesi’nde gece müzeciliğini başlattıklarını, uygulama ile 50 bine yakın ziyaretçi sayısına ulaştıklarını söyledi.
2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi, Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de gece müzeciliğini başlatacaklarını duyurdu. Turizm ve Tanıtma Ajansı (TGA)’nın film iletişimi, global projeler, GO Türkiye platformu ve sosyal medya çalışmaları ile Akdeniz Bölgesi’ni dünyanın her köşesine şehir şehir tanıttığını ve yüzlerce milyon insana ulaştığını ekledi.
Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Bakan Ersoy, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere hasar gören kültür varlıklarının yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilmiş olacağını açıkladı.
Son olarak, bölgedeki istikrarsızlığa değinen Ersoy, Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve etkin diplomasisi sayesinde milletin huzur ve güvenliğinin korunduğunu, bu sürecin saldırıların sona erdirilmesine yönelik mesafe alınmasına katkı sağladığını ifade etti.
Bakan Ersoy, kültür ve turizm alanında tüm paydaşlarla birlikte ülkenin hem bugününü hem de yarınını güvence altına almak için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda birlik içinde ilerleyeceklerini kaydetti.
Sizce Türkiye'nin turizm ve kültür alanındaki bu atılımları, ülkenin küresel imajını ve ekonomisini ne ölçüde güçlendiriyor?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye Yüzyılı vizyonunun tüm başlıklarını gerçekleştirmek için gece gündüz çalıştıklarını kaydeden Bakan, kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını vurguladı. Bu bütüncül yaklaşımla her alanda özel projeler üretildiğini ve önemli mesafeler kat edildiğini söyledi.
Turizmde ürün ve pazar çeşitliliğinin arttığını ve turizmin kıyılardan ülke geneline yayıldığını belirten Ersoy, tesis kalitesi ve insan kaynağı ile örnek bir yapı oluşturulduğunu aktardı. Turizmin stratejik sektör ilan edilmesinin ardından elde edilen başarıya dikkat çekti.
Son 8 yılda turizm gelirlerinde yüzde 109’luk bir artış sağlandığını açıklayan Bakan Ersoy, Covid-19 salgını, savaşlar ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında turizmde muazzam bir sıçrama yakalandığını ve Türkiye’nin dünya sıralamasında yükseldiğini bildirdi.
Kültür-sanat alanında da özgün üretimin arttığını ve rekorlar kırıldığını ifade eden Ersoy, Türk dizilerinin yaklaşık 170 ülkede 1 milyardan fazla insana ulaştığını söyledi. Sinema sektörünün uluslararası ödüllerde yer aldığını ve bu alanlardaki desteklerin sürdüğünü kaydetti.
Arkeolojiden yazma eserlere kadar birçok alanda dünyada sayılı örneği olan bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bakan, dünyanın Türkiye’yi heyecanla takip ettiğini ve bu durumun gurur verici olduğunu dile getirdi.
Geleceğe Miras projesi kapsamında Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon ve ihya sürecinin hayata geçirildiğini açıklayan Ersoy, 65 ilde 255 kazının bu projeye dahil edildiğini bildirdi. Kazı çalışmalarının yıl boyunca sürdüğünü ve her kazıya Türk koordinatör atandığını ifade etti.
Bu süreci milli ve yerli bir arkeoloji atılımı olarak tanımlayan Bakan Ersoy, Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını vurguladı. Süreçte 15 binden fazla eserin müzelere kazandırıldığını, 2025 yılında toplam kazı sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl ise 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Gece müzeciliği uygulamasının 27 müze ve ören yerinde hayata geçirildiğini ve 2025 yılında 600 bin ziyaretçi ağırlandığını aktaran Ersoy, projeye bugüne kadar 7,5 milyar lira destek sağlandığını belirtti. Kültür-sanat faaliyetlerinde tiyatrodan operaya kadar tüm alanlarda temsil ve katılımın arttığını ifade etti.
Yaşayan Miras Şölenleri, Yaşayan Miras Okulu ve Yaygın Kültürel Eğitim gibi projelerle geleneksel sanatların ve ustaların desteklendiğini kaydeden Bakan, Türkiye Kültür Yolu Festivali ile kültür ve sanatın uluslararası vitrine taşındığını, festivalin bu yıl 26 ilde düzenleneceğini bildirdi.
AKM, CSO Ada Ankara, Rami Kütüphanesi, Galata Kulesi, Kız Kulesi, Bodrum Kalesi, Sümela Manastırı, Selimiye, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebir Camileri gibi geniş ölçekli mimari, restorasyon ve ihya projelerini hayata geçirdiklerini söyleyen Ersoy, bu çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.
TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla yürütülen uluslararası iş birlikleri, Türkçe öğretimi ve Türkiye Bursları gibi projelerle Türkiye’nin kültür diplomasisini küresel ölçekte etkin şekilde kullandığını ifade etti.
Akdeniz Bölgesi’ne yapılan yatırımlara da değinen Bakan Ersoy, 2002-2025 yılları arasında bölgeye yaklaşık 26,9 milyar lira kültür ve turizm yatırımı yapıldığını açıkladı. Konaklama tesis sayısının neredeyse 6,5 kat artarak 610’dan 3 bin 845’e, yatak kapasitesinin ise 161 bin 970’ten 684 bin 681’e yükseldiğini bildirdi.
Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazılar yapıldığını hatırlatan Ersoy, Antalya ve Alanya müzeleri, Aspendos, Patara, Side ören yeri ve Nekropol Müzesi’nde gece müzeciliğini başlattıklarını, uygulama ile 50 bine yakın ziyaretçi sayısına ulaştıklarını söyledi.
2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi, Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de gece müzeciliğini başlatacaklarını duyurdu. Turizm ve Tanıtma Ajansı (TGA)’nın film iletişimi, global projeler, GO Türkiye platformu ve sosyal medya çalışmaları ile Akdeniz Bölgesi’ni dünyanın her köşesine şehir şehir tanıttığını ve yüzlerce milyon insana ulaştığını ekledi.
Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Bakan Ersoy, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere hasar gören kültür varlıklarının yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilmiş olacağını açıkladı.
Son olarak, bölgedeki istikrarsızlığa değinen Ersoy, Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve etkin diplomasisi sayesinde milletin huzur ve güvenliğinin korunduğunu, bu sürecin saldırıların sona erdirilmesine yönelik mesafe alınmasına katkı sağladığını ifade etti.
Bakan Ersoy, kültür ve turizm alanında tüm paydaşlarla birlikte ülkenin hem bugününü hem de yarınını güvence altına almak için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda birlik içinde ilerleyeceklerini kaydetti.
Sizce Türkiye'nin turizm ve kültür alanındaki bu atılımları, ülkenin küresel imajını ve ekonomisini ne ölçüde güçlendiriyor?