Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, Antep fıstığı, badem, ceviz, leblebi ve elma kurusu gibi ürünlerin yer aldığı sektör, bu dış satımdan 404 milyon 460 bin dolar gelir elde etti. En yüksek gelir 106 milyon dolar ile çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından sağlandı. Bu ürünü, 97 milyon dolar ile kuru incir, 66 milyon dolar ile kuru kayısı ve 32 milyon dolar ile Antep fıstığı takip etti. Sektör en fazla talebi Avrupa ülkelerinden gördü. Bu bölgeye yapılan satışların toplam değeri 176 milyon 929 bin dolar olarak kaydedildi. Ülke bazında ise Almanya 56 milyon dolarlık ithalatı ile ilk sırada yer aldı. Almanya’yı 45 milyon dolar ile İngiltere, 38 milyon dolar ile ABD ve 31 milyon dolar ile Fransa izledi. Birlikler bazında en fazla ihracat 248 milyon dolar ile EİB üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildi. EİB’in toplam ihracattaki payı yüzde 61,5 seviyesinde gerçekleşti. Ege İhracatçı Birlikleri’ni, 69 milyon dolarlık ihracat ile Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri takip etti. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, üzüm ve incir ürünlerinde dünyada köklü bir tüketim kültürü bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin üzüm, incir ve kayısı konusunda şanslı ve lider bir konumda olduğunu ifade eden Işık, “İlk çeyrekte 404 milyon dolar ihracatımız var. Geçen seneye göre miktar ve değer bazında noksanız. Birim fiyatı artırarak kendimizi koruyabildik. Geçen sene nisan ayında donla karşılaştık” dedi. Mehmet Ali Işık, zirai don ve kuraklık gibi risklere karşı lisanslı depoculuğun, AR-GE ve ihtisas borsalarının önemine dikkat çekerek, bu alandaki çalışmaların artırılması gerektiğini vurguladı. Üretimde hava olayları ve iklimsel değişimlerin belirleyici olduğunu söyleyen Işık, “Hava şartları iyi gidiyor. Bu hava şartlarıyla birlikte eylül, ekim, kasım, aralık aylarını verimli geçirirsek, mahsulümüzü alırsak bu aradaki makası kapatırız” şeklinde konuştu. Sizce kuru meyve sektörünün önündeki en büyük zorluk iklim değişikliği mi yoksa pazarlama stratejileri mi? |
|