Macron, “Bu işbirliğinin temelinde, demokratik ülkelerimizde, Avrupa’da, Kanada, Brezilya ve Hindistan’da ortak bir program var.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında küresel güç dengelerine de değinen Macron, ABD ve Çin’i kastederek çarpıcı bir açıklama yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı, “Amacımız iki baskın gücün vasalları (uydu devletleri) olmamak.” dedi. Küresel arenada üçüncü bir yolun mümkün olduğuna işaret eden Macron, bu yaklaşımın gerekliliğini şu sözlerle açıkladı. “Çin'in baskınlığına bağımlı olmak istemiyoruz, ABD'nin belirsizliğine maruz kalmak istemiyoruz.” diye konuşan Macron, İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel düzeni kurmakta ABD’nin üstlendiği role de değindi. Macron, mevcut duruma ilişkin önemli bir tespitte bulundu. “Karşılaştığımız sorun şu ki en fazla sorumluluğu olan başat ülkeler, uluslararası düzeni tehlikeye atmaya başlıyor.” değerlendirmesini yaptı. Konuşmasında İran konusuna da değinen Macron, bölgedeki meselelerin yalnızca bombardımanlarla çözülmesinin imkansız olduğunu vurguladı. Macron, bir ülke yönetiminin beğenilmediği için ona müdahale edileceğinin söylenmesinin, Pandora’nın kutusunu açmak anlamına geleceğini savundu. Ziyaret programı kapsamında Macron, ayrıca Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının başında konuşan Fransa Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerini güçlendirmek istediklerini belirtti. Macron, farklı ortaklarla birlikte bağımsızlık isteyen bir koalisyona inandıklarını ve her türlü hegemonyaya karşı olduklarını ifade etti. Macron’un Seul ziyareti, ikili ilişkiler açısından somut bir sonuçla da noktalandı. Fransa ile Güney Kore arasındaki ilişkiler, bu ziyaret kapsamında genel stratejik ortaklık seviyesine yükseltildi. Sizce küresel dengelerde üçüncü bir blok oluşturmak mümkün mü? |
|