Sosyal medya devi, son dönemde stratejisini tamamen yapay zeka alanına kaydırmış durumda. Şirketin kurucusu Mark Zuckerberg, sektördeki yetenekli araştırmacıları bünyesine katmak için yüksek teklifler sunuyor.
Çinli girişim Manus ve dijital asistan odaklı Moltbook gibi şirketler, son zamanlarda Meta'nın bünyesine katılan isimler arasında yer alıyor. Şirketin, sadece 2028 yılına kadar veri merkezleri inşa etmek için 600 milyar dolar gibi devasa bir bütçe ayırmayı hedeflediği bildiriliyor.
Bu agresif büyüme ve yatırım stratejisi, kaçınılmaz olarak şirketin kasasından çok yüksek miktarda nakit çıkışına neden oluyor. Maliyetlerin yanı sıra, yeni sistemlerin getirdiği verimlilik artışının da insan gücüne olan ihtiyacı temelden sarstığı gözlemleniyor.
Mark Zuckerberg, aylar önce yaptığı açıklamada, eskiden büyük ekipler gerektiren işlerin artık tek bir kişi tarafından yapılabildiğini belirterek bu dönüşümün sinyallerini vermişti. Aslında bu durum, Silikon Vadisi genelinde yaygın bir trend haline gelmiş durumda.
Amazon'un 16 bin çalışanını işten çıkarması ve Block firmasının kadrosunu yarıya indirmesi, teknolojinin çalışma hayatını nasıl kökten dönüştürdüğünün açık kanıtları olarak öne çıkıyor. Ancak tüm bu yüksek harcamalara rağmen başarının her zaman anında gelmediği de görülüyor.
Geçen sene test aşamasında sorunlar yaşayan Llama 4 serisi ve en donanımlı sürüm olarak planlanan Behemoth projesinin iptali, şirket içinde moral düşüklüğüne yol açmıştı. Yeni geliştirilen Avocado sürümünün de performans beklentilerini karşılayamaması, işleri daha da zorlaştırıyor.
Hatırlanacağı üzere, 2022 sonu ve 2023 başlarında, "verimlilik yılı" mottosuyla 20 binden fazla Meta çalışanının işine son verilmişti. Şimdi ise, yenilikçi adımların ağır maliyetini bir kez daha şirket çalışanlarının ödeyeceği bir döneme giriliyor gibi görünüyor.
Sizce büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka yarışındaki bu agresif dönüşümleri, çalışan hakları ve istihdamın geleceği açısından nasıl sonuçlar doğuracak?