Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşmak için yürütülen çalışmalar ele alındı. Çevrede yaşanan savaş ve çatışmaların süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulandı.
İsrail-ABD ile İran arasında süren ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen savaşın sona erdirilmesine yönelik çabalar memnuniyetle karşılandı. Vatandaşların ve sınırların güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği kaydedildi.
Toplantıda, bölgedeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkileri de değerlendirildi. Dost ve kardeş Irak halkı’nın huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının korunmasının önemi bir kez daha vurgulandı.
İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri, Batı Şeria topraklarını gasp girişimleri ve Mescid-i Aksa’nın statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin barış sürecine zarar verdiği belirtildi. İsrail’in işgal politikalarını Lübnan’a da taşımasının yeni insani trajedilere yol açtığı ifade edilerek, uluslararası toplum harekete geçmeye çağrıldı.
Suriye’de barış ve istikrarın tesisi kapsamındaki gelişmeler de değerlendirildi. Ülkenin toprak bütünlüğünü ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine, tek devlet ve tek ordu temelinde, kararlılıkla destek verileceğinin altı çizildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyri ve bu savaşın Karadeniz’e sıçrama riski ele alındı. Saldırıların enerji güvenliğini tehdit eder hale gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, tüm taraflara itidalli olma çağrısı yapıldı.
Uluslararası güvenlik ortamının savaşlarla derinden sarsıldığı tarihi bir süreçten geçildiği ifade edildi. Anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözülmesini ilke edinen Türkiye’nin, bir istikrar adası olarak, barış çabalarını müttefikleriyle iş birliği içinde sürdüreceği bildirildi.
Sizce uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde diplomasi ve müzakerenin etkinliği artırılabilir mi?
İsrail-ABD ile İran arasında süren ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen savaşın sona erdirilmesine yönelik çabalar memnuniyetle karşılandı. Vatandaşların ve sınırların güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği kaydedildi.
Toplantıda, bölgedeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkileri de değerlendirildi. Dost ve kardeş Irak halkı’nın huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının korunmasının önemi bir kez daha vurgulandı.
İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri, Batı Şeria topraklarını gasp girişimleri ve Mescid-i Aksa’nın statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin barış sürecine zarar verdiği belirtildi. İsrail’in işgal politikalarını Lübnan’a da taşımasının yeni insani trajedilere yol açtığı ifade edilerek, uluslararası toplum harekete geçmeye çağrıldı.
Suriye’de barış ve istikrarın tesisi kapsamındaki gelişmeler de değerlendirildi. Ülkenin toprak bütünlüğünü ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine, tek devlet ve tek ordu temelinde, kararlılıkla destek verileceğinin altı çizildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyri ve bu savaşın Karadeniz’e sıçrama riski ele alındı. Saldırıların enerji güvenliğini tehdit eder hale gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, tüm taraflara itidalli olma çağrısı yapıldı.
Uluslararası güvenlik ortamının savaşlarla derinden sarsıldığı tarihi bir süreçten geçildiği ifade edildi. Anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözülmesini ilke edinen Türkiye’nin, bir istikrar adası olarak, barış çabalarını müttefikleriyle iş birliği içinde sürdüreceği bildirildi.
Sizce uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde diplomasi ve müzakerenin etkinliği artırılabilir mi?