| Kanuna göre, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemin korunması, sulak alanların ekolojik dengesinin sağlanması ve nesli tehdit altındaki türlerin korunmasına yönelik denetim ve idari yaptırım uygulama yetkisi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne verildi. Bu esaslar, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınarak belirlenecek. Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı gibi yerler için uzun devreli gelişme planı, gelişme planı ve yönetim planları, ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak Genel Müdürlük tarafından hazırlanacak ve yürürlüğe konacak. Ancak, içme suyu temini gibi kamu yararına acil ve vazgeçilmez tesisler için bu plan şartı aranmayacak. Korunan alanlarda ziyaretçi yönetim planlarının etkin uygulanması, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi ve yöre halkının olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi için Genel Müdürlük, ilgili kurumlarla iş birliği yapacak. Tescil yasağı kapsamındaki yapılara ise hiçbir şart aranmadan doğrudan el konulacak. El konulan tüm yapı ve tesisler, inşa halinde olanlar da dahil, derhal Genel Müdürlük tarafından yıkılacak veya ihtiyaç halinde değerlendirilecek. Kanuna ayrıca, korunan alanlarda rehberlik yapacak "alan kılavuzu" tanımı da eklendi. Alan kılavuzları, korunan alanların yakın çevresinde yaşayan ve Genel Müdürlük eğitimini tamamlayarak kimlik almaya hak kazanan kişiler arasından seçilecek. Eğitim, görevlendirme ve çalışma esasları ile av ve doğa koruma memurlarının çalışma usulleri yönetmelikle belirlenecek. Genel Müdürlük, ihtiyaç duyduğu yerlerde döner sermaye işletmeleri kurabilecek. Bu işletmelere ayrılan sermayeyi 5 katına kadar artırma yetkisi ise Cumhurbaşkanı'na verildi. İşletmelerin faaliyet alanları ve denetimi, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görüşü alınarak düzenlenecek. Milli parklarda, ekolojik dengeyi bozan, yaban hayatını tahrip eden veya plansız yapılaşmaya neden olanlara, fiili daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilebilecek. Ayrıca, milli parklara giriş ücretini ödemeden girenlere, ücretin 4 katı tutarında idari para cezası uygulanacak. Tahsil edilen idari para cezalarının yüzde 25'i Genel Müdürlüğe, yüzde 75'i ise genel bütçeye gelir olarak kaydedilecek. Kanunla ayrıca, saha bekçiliği görevinde sözleşmeli personel çalıştırılmasının önü açıldı. Avlanma izin ücretleri ve av tüfeği alımlarından alınan yüzde 2'lik katılım payı, perakendeciler tarafından Genel Müdürlük Döner Sermaye İşletmesi'ne bildirilecek ve ödenecek. Görevlilere, Cumhurbaşkanı'nca belirlenen silahlar demirbaş olarak verilebilecek. Kanuna aykırı fiillerin ihbarı ve takibinde, köy muhtarları ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi kişilerin, ilgili memur ve bekçilere yardım etmesi zorunlu hale getirildi. Av ve doğa koruma memurları da görevlerini, Genel Müdürlükçe belirlenen resmi kıyafetle yapacak. Cezai yaptırımlarda da önemli artışlar oldu. Merkez Av Komisyonu'nca yasaklanan avlaklarda avlananlara verilecek idari para cezası 200 liradan 10 bin liraya çıkarılırken, yaban hayatı koruma sahalarında avlananlara kesilecek ceza ise 350 liradan 15 bin liraya yükseltildi. Avcılık belgesi olmadan avlananlara 10 bin lira, avlanma izni olmadan avlananlara ise 5 bin lira idari para cezası verilecek. Bu fiillerin 5 yıl içinde tekrarı halinde cezalar 3 katı olarak uygulanacak. Son olarak, geleneksel avcılık uygulamalarının kapsamı ve denetim usulleri de Genel Müdürlük tarafından belirlenecek. Sizce milli parklardaki bu yeni düzenlemeler ve ağırlaştırılan cezalar, doğal alanların korunmasında etkili olur mu? |
|