Şampiyonluk yarışına değinen Buruk, bu maçın kendileri için çok kritik olduğunu belirtti. Karşılaşmaya hazırlanırken, dört gün önce oynadıkları maçın üzüntüsünü üzerlerinde taşıdıklarını ifade eden tecrübeli hoca, oyuncularına da şampiyonluk yarışının bu haftalarında dört puan önde olacaklarını söyleselerdi bunun çok cazip bir senaryo olacağını aktardı.
Maç öncesinde bu farkı yakalama şansları olduğunu ve bunu başardıklarını vurgulayan Okan Buruk, şu an dört puan önde olduklarını kaydetti. Şampiyonluk yarışında iki önemli rakipleri olduğunu söyleyen Buruk, Beşiktaş deplasmanını kayıpsız geçtiklerini hatırlattı.
Kendi sahalarında oynayacakları Fenerbahçe derbisine kadar önlerinde iki çok kritik lig maçı daha bulunduğunu belirten Galatasaray Teknik Direktörü, bu süreçte en doğrusunun her maça özel olarak en iyi şekilde hazırlanmak olduğunu sözlerine ekledi.
Kadro tercihini değerlendiren Buruk, sakatlıklar, yorgunluklar ve millî takım dönüşü gibi sebeplerle bir önceki maça kıyasla kadroda rotasyona gittiklerini açıkladı. Trabzon'da oynadıkları oyunla bugünkü oyunları arasında farklılıklar olduğunu ifade etti.
Maça iyi başladıklarını ve zorlu deplasmandan üç puanla ayrıldıklarını dile getiren Okan Buruk, rakibin top kendilerindeyken 3-4-1-2, kendilerindeyken ise 5-2-1-2 şeklinde bir dizilişle sahada yer aldığını aktardı. Kendilerinin de buna uygun olarak 4-3-3 formasyonunu tercih ettiklerini söyledi.
Lemina'yı savunmanın önünde konumlandırarak bekleri daha derinde topla buluşturmaya çalıştıklarını anlatan Buruk, rakibin baskısını kırdıkları anlarda oldukça etkili olduklarını belirtti. Kanat oyuncularının çizgiye basarak oyunu genişletmesinin, bloklar arasında İlkay ve Asprilla'nın topla buluşmasının hücum zenginliklerini artırdığını vurguladı.
Sane'nin çizgi oyunu ve Sallai'nin koşularının kendilerine önemli pozisyonlar getirdiğini kaydeden Galatasaraylı teknik adam, savunma anlamında ise ceza sahası içinde stoperlerinin rakiple mutlaka temas hâlinde olmasını istediklerini söyledi.
Trabzon maçında ve bugün yedikleri gollerde savunmacılarının rakibe uzak kaldığını gördüklerini ifade eden Buruk, rakibe dokunulmadığında her zaman dezavantajlı duruma düşüldüğünün altını çizdi.
Ligin en uzun boylu takımlarından birine karşı iki duran top golü bulduklarını hatırlatan Okan Buruk, bu durumu sadece boy farkıyla açıklayamayacaklarını belirtti. Doğru pozisyon almanın, rakibi engellemenin ve vuruş şansı tanımamanın bu tür organizasyonlarda belirleyici faktörler olduğunu sözlerine ekledi.
İlk 11’lerinin basına sızdırıldığına dikkat çeken ve tepki gösteren deneyimli çalıştırıcı, medya mensuplarının Galatasaray'ı yakından takip ettiğini ancak içeriden birilerinin sürekli olarak maç kadrolarını dışarı sızdırmasından büyük rahatsızlık duyduklarını söyledi.
Bu süreçte zaman zaman Metehan Baltacı gibi uzun süredir takımda olmayan oyuncuların üzerine bile suç atılmaya çalışıldığını aktaran Buruk, haberciliğe saygı duyduğunu ancak bu yapılanın, Galatasaray takımına karşı açık bir hainlik olduğunu şiddetle vurguladı.
Rakiplerinin sızdırılan bu kadrolara göre hazırlık yaptığını ve haksız avantaj elde ettiğini iddia eden teknik direktör, bugünkü gibi tahmin edilmesi imkânsız olan bir kadronun bile maç öncesinde dışarı sızdırıldığını öne sürdü.
Tahmin edilen kadroları anlayışla karşıladığını belirten Okan Buruk, Avrupa maçları da dâhil olmak üzere her hafta net ilk 11'lerinin servis edilmesinin içerideki büyük bir soruna işaret ettiğini ifade etti.
Ekibiyle ve oyuncularıyla bu konuyu detaylıca görüşeceklerini dile getiren Buruk, kendilerini içeriden kimin sattığını, takımın sırlarını kimin dışarı aktardığını tespit edip gerekli önlemleri alacaklarını açıkladı.
Rakiplerinin bilgilenmesini engellemek adına gerekirse son antrenmanlarda as kadroyu denemeyeceklerini söyleyen Galatasaray Teknik Direktörü, içlerinde Galatasaray'a zarar vererek takımın gizli kalması gereken bilgilerini dışarı çıkaran hainler olduğunu ve bu kişileri mutlaka bulup gereken çözümü üreteceklerini kesin bir dille belirtti.
Sizce bir futbol takımında kadro bilgilerinin sızdırılması ne kadar ciddi bir sorundur?