Salesforce CEO’su Marc Benioff ise sürece farklı bir pencereden yaklaşıyor. Benioff, kendi platformlarının yeni nesil yapay zeka ajanlarını sıfırdan eğiten bir merkeze dönüştüğünü belirtti. Bu arada ajan kavramı, farklı görevleri üstlenen ve kullanıcı adına kararlar alıp eyleme geçen otonom sistemleri ifade ediyor.
Sektörün tecrübeli uzmanları da, markaların elindeki geçmiş bilgi havuzunu aşılmaz bir kale olarak nitelendiriyor. Finans veya tedarik zinciri gibi kritik alanlardaki veriler, dışarıdan gelen kodların kolayca kopyalayamayacağı kadar derin bir temel oluşturuyor.
İnsan kaynakları alanında faaliyet gösteren Workday cephesinde ise işler daha karışık bir halde. Çalışanlara ait maaş bordroları genelde standart şablonlara oturduğu için, yazılımların bu kalıpları öğrenmesi çok daha zahmetsiz görülüyor.
Durumu toparlamak adına dümene geçen Aneel Bhusri, akıllı algoritmaların olasılıklar üzerinden tahminde bulunduğunu ve henüz tam bir ‘state machine’ yapısına ulaşmadığını dile getirdi. Yani yapay zeka, düğmeye her basıldığında aynı kahveyi veren bir otomat makinesi gibi garanti sonuçlar sunamıyor.
Diğer yandan sektörden bazı analistler, şirketlerin ölüm fermanını yazmak için henüz çok erken olduğunu düşünüyor. Artan verimliliğin yepyeni istihdam alanları oluşturacağı ve köklü kurumlara kendilerini yeniden keşfetme şansı sunacağı konuşuluyor.
Bu tahminlerin ne kadarının doğru çıkacağını ise zaman içinde yaşayarak göreceğiz.
Sizce yapay zeka, Salesforce ve Oracle gibi dev yazılım şirketlerinin iş modellerini gerçekten tehdit edebilir mi?