Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'nin planlı sanayileşmeden enerjiye pek çok alanda yatırımlarla ve reformlarla küresel bir üretim üssü haline getirildiğini kaydetti. Kacır, Türkiye'nin ihracatının 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükseldiğini ve küresel imalat sanayisindeki katma değer payının %0,7'den %1,3'e çıktığını açıkladı. Bakan Kacır, otomotiv sektörünün Türkiye'nin kalkınma yolculuğundaki performansıyla ayrı bir takdiri hak ettiğini belirtti. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayisinde ise 250 bini aşkın nitelikli istihdam sağlayan sektör için geçen yılın yeni kazanımlar getirdiğini vurguladı. 2023 yılında otomotiv üretiminin 1 milyon 446 bine ulaştığını duyuran Kacır, ihracatın ise 41,5 milyar dolarla rekor tazelediğini açıkladı. 2026'nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tablo ile karşı karşıya olunduğunun da altını çizdi. Kacır, ticari araç ve otobüs üretiminde Avrupa'nın lideri olunduğunu, otomotiv üretiminde ise ilk 5 oyuncu arasında yer alındığını hatırlattı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, sektörün üretim gücünü ve rekabetçiliğini destekleyecek adımlar attıklarını söyledi. Son 23 yılda AR-GE ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda faaliyet gösteren 132 otomotiv firmasının projelerini desteklediklerini belirtti. TÜBİTAK üzerinden otomotiv teknolojilerindeki 3 bin 205 projeye ve 3 bin 220 bilim insanına toplam 32,9 milyar lira kaynak sağlandığını açıkladı. Yatırım teşvikleri sayesinde otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,2 trilyon lira büyüklüğündeki 3 bin 760 projesinin önünü açtıklarını dile getirdi. Sektöre verilen destek ve teşviklerin sürdüğünü ifade etti. Dünya genelinde elektrikli araç satışlarının son 5 yılda 6,7 milyondan 21 milyona çıktığını, pazar payının ise %8'den %20'nin üzerine yükseldiğini kaydetti. Aynı dönemde Türkiye'de elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların pazar payının %0,5'ten %22,1'e ulaştığını ve bu oranın 2030'da %35'i aşmasının öngörüldüğünü söyledi. Otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Kacır, Togg hakkında bilgi verdi. Bugüne kadar 93 binden fazla Togg'un yollara çıktığını ve Almanya'ya ihracat gerçekleştirerek Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa'ya taşıdığını ifade etti. Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı sayesinde, yurt genelindeki hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardıklarını açıkladı. 17 bin 800'ü hızlı şarj olmak üzere toplam 41 bin 500 şarj noktası ile kesintisiz bir şarj ağına sahip olunduğunu duyurdu. Mevcut otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını özellikle elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Bu yatırımların Türkiye'yi yeni nesil otomotiv teknolojilerinde daha güçlü bir konuma taşıyacağını vurguladı. Hedeflerinin, bugüne kadar Türkiye'de yatırımı olmayan otomotiv firmalarının da elektrikli araç yatırımlarına ev sahipliği yapmak olduğunu söyledi. Ülkeye değer katacak yatırımları en üst düzeyde desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Türkiye'yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının cazibe merkezi yapmak için HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'nın ilk 6 çağrısından ikisini otomotiv sanayisine ayırdıklarını hatırlattı. Elektrikli Araçlar Çağrısı ile yıllık en az 150 bin elektrikli araç kapasitesi sağlayacak ve AR-GE merkezi kurulumunu içeren yeni yatırımlar için kapsamlı bir teşvik paketi sunduklarını açıkladı. Batarya Üretimi Çağrısı ile de yıllık asgari 5 GWh kapasiteli batarya üretim tesisi yatırımlarını desteklediklerini belirtti. Made in EU düzenlemesinin Türk sanayisi ve otomotiv sektörüne olumsuz etkisi olmaması için yoğun çalışma yürüttüklerini vurguladı. Düzenlemenin Türkiye'yi de kapsayan mevcut taslağının önemli bir mesafe katettiğini gösterdiğini aktardı. Taslağın yasalaşma sürecindeki tüm teknik detayları takip edeceklerini dile getirdi. Olası riskleri bertaraf etmek ve sanayicilerin menfaatlerini korumak için Hazine ve Maliye, Dışişleri ve Ticaret bakanlıkları ile yakın istişare halinde olduklarını söyledi. Otomotiv sektörü açısından önemli görülen tüm çekincelerin giderilmesi için Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler nezdinde yoğun diplomasi yürüttüklerini ifade etti. Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolünü muhataplarına hatırlattıklarını belirtti. Gümrük Birliği ruhuna uygun şekilde, Avrupalı ortaklarla işbirliğini daha ileri bir noktaya taşıyacaklarına inandığını söyledi. Türkiye'nin 86 milyonluk genç ve dinamik nüfusuyla AB için de çok önemli bir pazar olduğunun altını çizdi. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Türk sanayisinin istikrar içinde büyümesi için gereken her türlü önlemi almaya devam edeceklerini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı. Sizce Türkiye, elektrikli araç pazarında küresel bir oyuncu olma hedefine ne kadar yakın? |
|