Özkan, pestisit kullanımının zararlılarda direnç gelişimine yol açtığını ve bu durumun yeni yöntem arayışlarını hızlandırdığını vurguladı. Bu nedenle birçok ülkede kimyasal mücadeleye alternatif olarak biyolojik mücadele, kültürel önlemler ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin geliştirildiğini belirtti. Sürdürülebilir tarımda kullanılan bu yöntemlerin çoğu zaman pestisit kullanımından daha ekonomik, kolay uygulanabilir ve etkili olduğunu kaydeden Özkan, bu yöntemlerin birlikte kullanıldığı sistemlerde pestisit kullanımının zorunlu olmadığının görüldüğünü dile getirdi. Prof. Dr. Özkan, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin geliştirdiği teknolojiyle başlattığı "Akıllı Böcek-Akıllı Çiftçi" uygulamaları sayesinde başta elma, ceviz, nar, yaban mersini ve sebze üretiminde pestisit kullanımının yüzde 50 ile yüzde 100 arasında azaltılabildiğini bildirdi. Toplumda ekolojik farkındalık oluşturulabilirse ve pestisitlerin azaltılması konusunda ortak anlayış gelişirse, bakanlık, üniversiteler ve özel sektörün AR-GE çalışmalarıyla Türkiye'nin de pestisit bağımlılığından kurtulabileceğine dikkat çekti. Gerçek anlamda sürdürülebilir tarım ilkelerini benimseyen ve iyi tarım uygulamaları ile organik tarım yapılan ülkelerde pestisit tüketiminin önemli ölçüde düştüğünü ifade eden Özkan, ancak alternatif yöntemler geliştirilmeden yalnızca denetim, yasaklama veya sınırlandırma yoluna gidilmesinin yeterli bir çözüm olmadığını vurguladı. Türkiye'de kullanılan pestisitlerin yalnızca yüzde 0,1'i ile yüzde 1'inin hedef zararlıya ulaştığını, kalan kısmının ise havaya, suya ve toprağa karıştığını belirtti. Bu kimyasalların sadece zararlıları değil, arılar, balıklar ve uğur böcekleri gibi binlerce faydalı canlıyı da olumsuz etkilediğini anlattı. Zararlı sorununu çözmek için yapılan bilinçsiz uygulamaların yeni ve daha büyük sorunlara yol açtığını vurgulayan Özkan, doğanın pestisitlerle yönetilemeyeceği gerçeğinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Birçok üreticinin 40 yıl önce bir sezonda 3 kez ilaçlama yaparken, bugün bu sayının 40'a kadar çıkmasına rağmen zararlı sorununu tam olarak çözemediğini bildirdiğini aktardı. Çözümün, kültürel önlemler ve biyolojik mücadelenin etkili şekilde kullanıldığı entegre zararlı yönetiminde aranması gerektiğini belirtti. Üreticileri pestisit bağımlılığından kurtarmak için sorumlu kurumların güçlü bir irade ortaya koymasının önem taşıdığını ifade etti. Özkan, tüketilen gıdaların üzerinde kalabilen pestisit kalıntılarının gözle görülemeyeceğini ve özel cihazlarla belirlenebileceğini dile getirdi. Tüketiciye çözüm olarak sunulan sirkeli ya da karbonatlı suyla yıkama gibi önerilerin sorunu hafife alan ve pestisitleri aklama çabası olarak karşılarına çıktığını savundu. Bu tür önerilerin tüketicileri yanlış yönlendirdiğini ve pestisit tüketiminin artarak devam etmesine yol açtığını kaydetti. Tüketicilerin bilinçlenmesinin sağlıklı talepler yaratacağını ve bu taleplerin birçok tarımsal problemin çözümünde itici güç olacağını sözlerine ekledi. Sizce tarımda pestisit kullanımını azaltmak için en etkili adım tüketicilerin bilinçlenmesi mi, yoksa üreticilere yönelik alternatif yöntem teşvikleri mi olmalı? |
|