Sony cephesinde yavaş yavaş tarihe karışan bu standart sistemin yerini, kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını, oyun kütüphanesini ve hatta oynama sürelerini analiz eden karmaşık algoritmalar alıyor. Beklenen oyunları uygun fiyata kütüphanemize ekleme hayali, artık tamamen bu arka planda çalışan yapay zeka sistemlerinin inisiyatifine kalmış durumda.
Bu yeni sistem, kişiye özel pazarlama taktiklerinin dijital mağazacılıkta ulaştığı en üst seviyeyi temsil ediyor. Sistem, bir kullanıcının belirli bir oyuna ne kadar istekli olduğunu tahmin etmeye çalışarak, ona özel bir fiyat noktası belirliyor. Bu, bazı kullanıcılar için daha yüksek, bazıları için ise daha düşük fiyatlar anlamına gelebilir.
Dinamik fiyatlandırma uygulaması, aslında seyahat ve e-ticaret sektörlerinde uzun süredir kullanılıyor. Ancak oyun endüstrisi gibi kitlelerin hassas olduğu bir alanda uygulanmaya başlaması, adil rekabet ve şeffaflık konularında yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kullanıcılar, aynı ürün için komşusundan daha fazla ödüyor olabilir.
Bu algoritmik yaklaşım, PlayStation Network veri merkezlerindeki karmaşık yazılımların, her bir PSN hesabı için sürekli bir puanlama ve profilleme yaptığını gösteriyor. Sistem, sizin bir "fırsat avcısı" mı yoksa "anında satın alan" bir oyuncu mu olduğunuzu anlamaya çalışarak, firmanın maksimum kar elde etmesini hedefliyor.
Sizce kişiye özel fiyatlandırma, dijital oyun mağazalarında adil bir uygulama mı, yoksa tüketiciye yönelik sınırları zorlayan bir strateji mi?