Prof. Dr. Murat Türkeş, son yıllarda sıkça gündeme gelen, "yolcu uçaklarının izlerinin yağmur bulutlarını yok ettiği" iddialarını da değerlendirdi. Türkeş, bu izlerin tamamen doğal olduğunu ve "egzozdan çıkan su buharının soğuk ve nemli atmosferde yoğunlaşması" sonucu oluştuğunu açıkladı.
Türkeş, bu yıl Türkiye'de etkili olan yoğun ve uzun süreli yağışların, komplo teorisyenlerinin "bulutlar çalınıyor" iddiasını çürüttüğünü belirtti. Bunun üzerine ise yeni bir komplo teorisinin ortaya atıldığını anlattı.
Yeni iddianın, "İsrail-ABD-İran bölgesel çatışması nedeniyle uçuşların sınırlandırıldığı ve bu yüzden kimyasal püskürtme yapılamadığı, dolayısıyla Türkiye'ye bol yağış geldiği" yönünde olduğunu aktaran Türkeş, bu iddianın da "tamamen yanlış" olduğunu vurguladı.
Türkeş, "Türkiye'ye yağış getiren sistemlerin batıdan (Balkanlar, Kuzey Atlantik, Akdeniz üzerinden) geldiğini" kaydetti. Ortadoğu'daki bir uygulamanın Türkiye'deki yağışlar üzerinde etkisi olamayacağının altını çizdi.
Türkiye'deki fazla yağışın asıl nedenini açıklayan Türkeş, bunun "Kuzey Atlantik'teki ve Akdeniz'deki basınç ve rüzgar sistemlerindeki önemli değişiklikler" olduğunu söyledi. Bu değişikliklerin, "Orta Enlem Siklonlarının ve Akdeniz Siklonlarının" Türkiye'ye ulaşmasını sağladığını ifade etti.
"Küresel ısınma" ve kuraklık artışıyla birlikte ülkeler arasında meteorolojik savaşların veya "bulut hırsızlığının" mümkün olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Türkeş, yağış oluşumunun oldukça karmaşık atmosferik süreçlere bağlı olduğunu hatırlattı.
Prof. Dr. Murat Türkeş, "Geniş ölçekli, ülkeler arası bir meteorolojik savaş ile bulutların veya yağışın kontrol edilmesi fikrinin, mevcut bilimsel ve teknolojik imkânlarla mümkün olmadığını" dile getirdi. "Hava sistemlerinin çok dinamik ve güçlü" olduğunu sözlerine ekledi.
Türkeş ayrıca, "bulut tohumlama" uygulaması hakkında da bilgi verdi. Bu yöntemin, belirli meteorolojik koşullarda, yağış potansiyeli olan bulutlara yoğunlaşma çekirdekleri püskürterek yağışı artırmak olduğunu anlattı.
Ancak bu uygulamanın daha çok "yerel konvektif kararsızlık bulutları" veya "orografik bulutlar" gibi belirli bölgelerde duran bulutlar üzerinde etkili olduğunu kaydetti. Türkeş, Türkiye için İç Anadolu gibi yarı kurak bölgelerin bulut tohumlama için daha uygun olabileceğini, Ege gibi bölgeler için ise uygun olmadığını belirtti.
Son olarak, "bulut tohumlama ile yağış miktarının sınırlı oranda, en fazla yüzde 15 artırılabileceğini" ifade ederek, bu yöntemin de sınırsız bir kontrol aracı olmadığının altını çizdi.
Sizce iklim değişikliği ve hava olayları hakkında yayılan komplo teorileri, toplumun bilimsel gerçeklere olan güvenini nasıl etkiliyor?