Oyuncuları, iki kıtanın birleştiği kurgusal bir metropol olan Bosforus şehrine götüren oyun, ömründe köyünden dışarı adım atmamış bir taşralı genci konu alıyor. Bu gencin, İstanbul'un acımasız sokaklarında hayatta kalıp para biriktirmekten başka bir amacı bulunmuyor.
ALATURKA, modern oyunların kolaylaştırılmış mekaniklerinden bilinçli olarak uzak duruyor. Oyun, eski usül ve affetmeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Sürüş fiziğinden çatışma sistemlerine kadar her detay, gerçek bir ustalık ve öğrenme süreci gerektiriyor.
Bu zorlu yolculukta, Anadolu Rock ezgilerinin radyolardan yükseldiği bir ortamda, 70'lerin hantal ama karakterli otomobillerini kullanmak, oyunun atmosferini tamamlayan en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bosforus'ta yükselmek hiç de kolay değil. Oyuncular, bir yandan “aynasızlardan” kaçarken, diğer yandan mahalle çeteleriyle mücadele etmek zorunda. Karakterimiz, geçimini sağlamak için legal ve illegal pek çok işe bulaşacak ve sokakların dilini öğrenmek zorunda kalacak.
Oyunun mizahi ve yerel dokusunu güçlendiren, Maraş dondurmacısından intikam almak gibi son derece “Alaturka” detaylar, deneyimi benzersiz kılıyor. Bu detaylar, oyunun sadece bir mekan değil, bir kültür simülasyonu sunma iddiasını destekliyor.
Geliştirici Burak Akşahin, erişilebilirliğe büyük önem vererek oyunun her bilgisayarda çalışabilmesi için yoğun bir optimizasyon çalışması yürütüyor. Oyunun, taşınabilir oyun konsolu Steam Deck üzerinde “yağ gibi aktığı” özellikle vurgulanan detaylar arasında yer alıyor.
Henüz net bir çıkış tarihi açıklanmamış olsa da, Steam platformunda “Çok Yakında” ibaresiyle listelenen ALATURKA, şimdiden 10 binden fazla istek listesine eklenerek büyük bir ilgi topladı. Proje, Türk oyun ekosistemi için hem bir eğitim süreci hem de potansiyel bir başarı hikayesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Sizce ALATURKA, Türk oyun sektöründe beklenen büyük çıkışı gerçekleştirebilecek mi?