Sanık, Bekzodbek Kubatov, Mamirzhan ve Makhpuzakhon kızı olarak kayıtlara geçen ve 21/10/1989 Kırgızistan doğumlu bir şahıstır. Sanığa isnat edilen suç, Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesi kapsamında değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, sanık hakkında 5 yıl hapis cezası vermiş ancak bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Bu karar, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8 maddesi uyarınca verilmiştir.
Ancak, sanığa çıkarılan tebligat, adresinden taşındığı ve yeni adresinin bilinmediği gerekçesiyle iade edilmiştir. İl Göç İdaresi Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda, sanığın 18.11.2025 tarihinde Kırgızistan'a çıkış yaptığı, ancak Türkiye'ye giriş kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu nedenle, gerekçeli kararın sanığa normal yollarla tebliği mümkün olamamıştır. Sanığın adresinin meçhul olduğu anlaşıldığından, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 28, 29 ve müteakip maddeleri gereğince hüküm özetinin ilanen tebliğine karar verilmiştir.
Karara göre, bu ilanın yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün sonra tebligat yapılmış sayılacaktır. Sanık veya vekili, tebliğ tarihinden sayılmak üzere 2 hafta içinde mahkemeye veya başka bir ağır ceza mahkemesine yazılı başvuruda bulunabilecektir.
Ayrıca, zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle de Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. Belirtilen süre içerisinde itirazda bulunulmaması halinde ise hüküm kesinleşecektir].
Sizce, sanığın yargılama sonrası yurtdışına çıkması adli süreçlerdeki hangi eksiklikleri ortaya koyuyor?