Yaklaşık bir yıldır tef çalan Muhammed İbrahim Ünver ve dört yıldır ney üfleyen Siraç Sadık Yılmaz, okul derslerinden arta kalan vakitlerinde Tarihi Çarşı'ya gelerek tasavvuf ve sanat musikisi türündeki eserlerini seslendiriyor. Bu anlamlı çabaları, hem yerli hem de yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor ve bölgedeki kültürel etkinliğe renk katıyor. 10. sınıf öğrencisi Muhammed İbrahim Ünver, bu projenin ardındaki motivasyonlarını şu sözlerle aktardı: "Müzik alanında kendimizi geliştirmek için çıktığımız bu yolculukta, geleneksel Türk müziğini daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyoruz. Tarihi Çarşı'da müzik yapmaya başladığımızda, tahminimizin ötesinde bir ilgiyle karşılaştık." Ünver, amaçlarının kültürel müziklerini insanlara tanıtmak, sevdirmek ve en azından bu değerlerin duyulmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Gerek tasavvuf musikisinin gerekse sanat musikisinin insanlara tanıtılması ve benimsetilmesi yönündeki gayretleri takdire şayan. Yerli ve yabancı turistlerden aldıkları olumlu geri dönüşlerin kendilerini motive ettiğini belirten Ünver, ziyaretçilerin bazılarının videolarını çektiğini, bazılarının ise gönüllerinden kopan bahşişler bıraktığını ifade etti. Yabancı turistlerin de müziklerinden büyük keyif aldığını ve hoş tepkiler verdiklerini sözlerine ekledi. Ünver, gelecekte Türk musikisinin tüm dünyada daha yaygın hale gelmesi temennisinde bulundu. Genel olarak Türk tasavvuf musikisinden ve "meşk kültürü" olarak adlandırılan bir anlayıştan esinlenerek eserler icra ettiklerini belirten Ünver, bu yolculuğa iki kişi başladıklarını ve ileride daha fazla gencin kendilerine katılmasını umduklarını dile getirdi. Tarihi Çarşı'daki müzik icralarının henüz yeni başladığını ve Ramazan Bayramı sonrasında daha sık performans sergilemeyi planladıklarını söyleyen Ünver, hafta sonları kendilerini dinlemek isteyen herkesi Tarihi Çarşı'ya davet etti. Safranbolu Tarihi Çarşı'nın tarihi dokusuyla Türk musikisinin geçmişi arasındaki derin bağın, bu özel mekanda müzik yapmayı kendileri için anlamlı kıldığını ve kendilerine ayrı bir huzur verdiğini ifade etti. 9. sınıf öğrencisi Siraç Sadık Yılmaz da, en büyük hedeflerinin geleneksel Türk müziğini tanıtmak olduğunu belirtti. Yılmaz, yerli ve yabancı turistlerin müziklerine olan ilgisinin kendilerini mutlu ettiğini, turistlerin videolarını çekip dinlediklerini ve bu durumun kendilerine keyif verdiğini dile getirdi. Turistlerin yalnızca yerli turistlerden ibaret olmadığını, uluslararası ziyaretçilerin de olduğunu vurgulayan Yılmaz, özellikle Uzak Doğu kökenli turistlerin müziğe olan ilgisinin dikkat çekici olduğunu söyledi. Müzikle ortaokul yıllarında tanıştığını ve bu merakını lise hayatında da sürdürdüğünü belirten Yılmaz, müziğe ilgi duyan herkese başlamalarını tavsiye etti. Müziğin insanı içine çeken ve bir daha bırakamayacağı bir tutku olduğunu dile getirdi. Ney üflemenin başlangıçta zorlayıcı olabildiğini ancak başarı hissinin kişiyi motive ettiğini ve çalmaya devam etme isteği uyandırdığını anlattı. Turistlerin, kendi kültürlerinden farklı eski gelenek ve görenekleri yansıtan müzik aletlerini veya kültürel değerleri gördüklerinde büyük bir ilgi gösterdiklerini ifade etti. Sizce bu tür kültürel tanıtım faaliyetleri, gençlerimizin hem kişisel gelişimine hem de Türk kültürünün dünyaya tanıtılmasına ne kadar katkı sağlar?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
|
|