Sanatla uğraşan herkes bilir, bazen öyle anlar gelir ki... Bir tablonun hangi duvarda daha iyi duracağından, yeni başladığın bir serinin devam edip etmeyeceğine, hatta satın almayı düşündüğün bir eserin gerçekten "o eser" olup olmadığına kadar onlarca ikilem. İşte tam o anlarda, telefonu eline alıp "Şuna bir bakar mısın?" diye yazdığın bir isim var mı?
Benim için bu kişi, sanat dostum Eren. Onun varlığı, sadece bir fikir alışverişinden çok daha ötesi.
Güven Duyulan Bir Çift Göz
Eren'in en büyük artısı, benim sanatsal dilimi ve tarzımı gerçekten anlaması. Ona bir işimi gösterdiğimde, "güzel" ya da "hoş" gibi genel geçer ifadelerle geçiştirmez. "Buradaki fırça darbelerin geçen serindeki o huzursuzluğu yansıtmıyor mu?" ya da "Bu heykelde malzemenin soğukluğu, senin anlatmak istediğin yalnızlık duygusuyla mükemmel örtüşüyor," gibi derinlemesine yorumlar yapar. Bu da bana, eserimin gerçekten "görüldüğünü" hissettirir.
Tarafsız Ayna Gibi
En değerli yanı ise samimi olması. Evet, bir dosttan destek bekleriz ama gerçek dost, gerektiğinde "Bence bu senin en iyi işin değil, şu bölüm biraz zorlama durmuş," diyebilendir. Eren'in bu dürüst geri bildirimleri, bazen egomu incitse de, sonunda eserin daha sağlam temeller üzerine oturmasını[/COLOR] sağlıyor. O, benim için bir nevi ilk seyirci/test izleyicisi görevi görüyor.
Beklenmedik İlham Kaynağı
İşin en güzel kısmı, onun yorumlarının beni hiç düşünmediğim yönlere itebilmesi. Geçenlerde, bitmek bilmeyen bir tuval üzerinde takılıp kalmıştım. Eren, "Şuradaki o koyu lacivert lekeyi bütün kompozisyona yaymayı hiç düşündün mü? Belki ana tema o olabilir," dedi. O an her şey yerine oturdu ve eser tamamen farklı, çok daha güçlü bir yöne evrildi. Bu tarz anlar, bir dostun değerini katlayarak artırıyor.
Peki ya siz? Sanat yolculuğunuzda -ister üretin, ister koleksiyon yapın, ister takip edin- kararsız kaldığınızda danıştığınız, sizi anlayan ve itiraf etmeliyim biraz da kıskandığım bir sanat dostunuz var mı? Yoksa kararlarınızı tamamen iç sesinizle mi alıyorsunuz? Forumdaki diğer sanatseverlerin bu konudaki deneyimlerini merakla bekliyorum!
Benim için bu kişi, sanat dostum Eren. Onun varlığı, sadece bir fikir alışverişinden çok daha ötesi.
Eren'in en büyük artısı, benim sanatsal dilimi ve tarzımı gerçekten anlaması. Ona bir işimi gösterdiğimde, "güzel" ya da "hoş" gibi genel geçer ifadelerle geçiştirmez. "Buradaki fırça darbelerin geçen serindeki o huzursuzluğu yansıtmıyor mu?" ya da "Bu heykelde malzemenin soğukluğu, senin anlatmak istediğin yalnızlık duygusuyla mükemmel örtüşüyor," gibi derinlemesine yorumlar yapar. Bu da bana, eserimin gerçekten "görüldüğünü" hissettirir.
En değerli yanı ise samimi olması. Evet, bir dosttan destek bekleriz ama gerçek dost, gerektiğinde "Bence bu senin en iyi işin değil, şu bölüm biraz zorlama durmuş," diyebilendir. Eren'in bu dürüst geri bildirimleri, bazen egomu incitse de, sonunda eserin daha sağlam temeller üzerine oturmasını[/COLOR] sağlıyor. O, benim için bir nevi ilk seyirci/test izleyicisi görevi görüyor.
İşin en güzel kısmı, onun yorumlarının beni hiç düşünmediğim yönlere itebilmesi. Geçenlerde, bitmek bilmeyen bir tuval üzerinde takılıp kalmıştım. Eren, "Şuradaki o koyu lacivert lekeyi bütün kompozisyona yaymayı hiç düşündün mü? Belki ana tema o olabilir," dedi. O an her şey yerine oturdu ve eser tamamen farklı, çok daha güçlü bir yöne evrildi. Bu tarz anlar, bir dostun değerini katlayarak artırıyor.
Peki ya siz? Sanat yolculuğunuzda -ister üretin, ister koleksiyon yapın, ister takip edin- kararsız kaldığınızda danıştığınız, sizi anlayan ve itiraf etmeliyim biraz da kıskandığım bir sanat dostunuz var mı? Yoksa kararlarınızı tamamen iç sesinizle mi alıyorsunuz? Forumdaki diğer sanatseverlerin bu konudaki deneyimlerini merakla bekliyorum!