1. sezon, tam olarak 6 Nisan tarihinde iki bölümlük bir prömiyerle başladı ve ardından haftalık olarak ikişer bölüm yayınlanmaya devam edecek. Ancak, 2. sezonun yayın tarihi henüz gizemini koruyor ve oyuncuları sabırsızlıkla beklemeye itiyor. Bu, bir sonraki büyük güncelleme için geri sayımın başladığı anlamına geliyor. Star Wars: Maul – Shadow Lord, bizi İmparatorluğun ulaşamadığı uzak bir gezegene götürüyor. Burada, Maul kaybettiği gücü ve suç imparatorluğunu yeniden inşa etmek için planlar yapıyor. Ana hikâyenin loot'u ise, Maul'un yollarının kesiştiği hayal kırıklığına uğramış genç bir Jedi Padawan olacak. Maul, bu genci, intikam yolculuğunda kendisine yardım edecek potansiyel bir çırak olarak görüyor. Geçtiğimiz ay ortaya çıkan detaylara göre, bu dizi bize Star Wars: The Phantom Menace’in ikonik kötüsünü, Jedi'larda “saygı duyulacak bir şey” olduğunu fark etmiş haliyle gösterecek. Yani, karakterimiz sadece kılıç sallayan bir NPC değil, derinlemesine işlenmiş bir anti-kahramana dönüşüyor. Dizinin başrol seslendirmenisi Sam Witwer, Star Wars Insider’a verdiği röportajda, Maul'un Qui-Gon Jinn’i öldürdükten ve Obi-Wan Kenobi tarafından ikiye bölündükten sonraki psikolojik değişimini anlattı. The Clone Wars dizisinde büyük beğeni toplayan ve bir şekilde geri dönen Maul, şimdi 10 bölümlük bu animasyon serisinde tüm hikâyesini daha detaylı anlatma şansı buluyor. Witwer, hikâyenin zaman çizelgesini şöyle açıklıyor: “Hikâye The Clone Wars'tan sonra devam ediyor. İmparatorluk iktidarı ele geçirdi ve Maul her şeyi yeniden değerlendiriyor. Etrafına baktığında, ‘Palpatine'in aklındaki bu muydu?’ diye sorguluyor.” Bu, Maul'un sadakatinin ve motivasyonlarının yeniden şekillendiği bir dönem. Dizi, Maul'un İmparatorluk hakkında pek de olumlu düşünmediğini gösteriyor. Ona göre bu rejim, sadece “etki, güç ve para” için var. Ayrıca, ustası Darth Sidious'un, kardeşi Savage Opress'i öldürmesinin ardından Maul'un içinde büyüyen öfke ve hayal kırıklığı da önemli bir rol oynayacak. Ancak tüm bu içsel çatışmalar, Maul'un sevimli bir karaktere dönüşeceği anlamına gelmiyor. Witwer'ın da vurguladığı gibi: “Bu dizi, kötü adamlar ile daha kötü adamların mücadelesidir ve Maul bu denklemin kötü adamlar tarafında yer alıyor.” Yani, karşımızda ahlaki gri tonların değil, saf kötülüğün ve güç mücadelesinin hikâyesi var. Peki sizce, Maul bu yeni macerasında İmparatorluğa karşı kendi krallığını kurmayı başarabilecek mi, yoksa eski ustasının gölgesi onu bir kez daha bulacak mı? |
|