STM, fuar boyunca ziyaretçilere, Türk savunma sanayisinin önemli deniz platformlarının maketlerini sergileyecek. Bu ürünler arasında, Türk donanmasına teslim edilen MİLGEM İstif Sınıfı Projesi’nin ilk gemisi ve Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515) ile Pakistan donanması için 2018’de inşa edilen Pakistan Denizde İkmal Tankeri (PNFT) yer alıyor.
Ayrıca, STM-MPAC Hücumbot ve İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA’nın maketleri de fuarda tanıtılacak ürünler arasında bulunuyor. STM’nin sergileyeceği ürün yelpazesi, deniz sistemleriyle sınırlı kalmayacak.
Şili’deki fuarda, Türkiye’nin ilk milli vurucu İHA’sı KARGU da katılımcılarla buluşacak. Dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edilen KARGU’ya ek olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan ve ihracatı yapılan gözcü İHA TOGAN ile mühimmat bırakan İHA BOYGA da sergilenecek taktik insansız hava araçlarından olacak.
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, şirketin cirosunun önemli bir bölümünü ihracat başarılarıyla şekillendirdiğini ve Türk mühendisliğinin gücünü küresel ölçekte taşımaya devam ettiklerini vurguladı. Güleryüz, Latin Amerika bölgesinin büyüme hedefleri arasında stratejik bir yer tuttuğunu belirtti.
Güleryüz, “Latin Amerika, teknolojik çözümlerimize ilginin her geçen gün arttığı stratejik bir bölge. FIDAE 2026’yı, sadece ürün sergilenen bir fuar olarak değil; bölge ülkeleriyle teknoloji transferi ve yerel üretim odaklı, uzun vadeli ortaklıklar kurulacak bir organizasyon olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, STM’nin bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunun inşasını ve yönetimini üstlendiği bilgisi paylaşıldı. Şirketin, Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan gibi stratejik pazarlardaki faaliyetleriyle küresel arenadaki yetkinliğini kanıtladığı kaydedildi.
STM, bu kapsamlı deneyimi ve NATO standartlarındaki mühendislik kabiliyetini, Latin Amerika’nın savunma ihtiyaçlarına yönelik yeni iş birlikleri geliştirmek amacıyla Şili’ye taşımayı amaçlıyor. Fuara katılım, bu uzun vadeli stratejinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor.
STM'nin FIDAE 2026'daki bu kapsamlı katılımının Türk savunma sanayisi için nasıl bir dönüm noktası olabileceğini düşünüyorsunuz?