Panelin moderatörlüğünü, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) resmi ofisi danışmanı Prof. Dr. Abdulmenaf Turan üstlendi. Panele, Navarra Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ramon Salaverria, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Prof. Dr. Nuran Yıldız, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreteryası (UNFCCC) İletişim Müdürü Matthew Coghlan ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) İklim Değişikliği, Biyoçeşitlilik ve Çevre Ofisi Program Sorumlusu Van Nguyen konuşmacı olarak katıldı. Navarra Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ramon Salaverria, iklim değişikliği meselesinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bir iletişim sorunu olduğunu vurguladı. Salaverria, iklim değişikliğini inkar edenlerin eski söylemlerinin yerini, artık çözüm önerilerinin uygulanabilirliğini sorgulamanın aldığını ifade etti. Prof. Dr. Nuran Yıldız ise iletişimin doğru yönetilmesi halinde doğru sonuçlar alınabileceğini belirterek, konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini dile getirdi. Yıldız, 2018'de iklim grevlerine başlayan aktivist Greta Thunberg'in 2025 yılında Gazze için Sumud filosuna katılması örneğini verdi ve bu dönüşümün anlaşılması gerektiğini söyledi. Yıldız, iklim diplomasisindeki önceliğin duyguları yönetmek olması gerektiğini ve iklim endişelerinin güvenlik endişelerine dönüştüğünü kaydetti. Geçmişteki klasik savaş hasar sıralamasının artık tersine döndüğünü belirten Yıldız, "Birinci sıraya siviller, ikinci sıraya çevre ve iklim, üçüncü sıraya askeri hedefler düştü." açıklamasını yaptı. UNFCCC İletişim Müdürü Matthew Coghlan, iklim diplomasisinde en kritik etmenin güven olduğunun altını çizdi. Coghlan, çok taraflılığın ciddi baskı altında olduğunu belirterek, stratejik iletişim çalışmalarında ilerleme konusunda dürüst olmanın önemine işaret etti. Coghlan, Paris Anlaşması'nın önemine değinerek, bu anlaşma ve ulusal hükümetlerin çabaları olmasaydı küresel ısınmanın 4-5 derece artış yörüngesine girebileceğini söyledi. Coghlan, çok taraflılık ve Paris Anlaşması sayesinde bu gidişatın neredeyse yarı yarıya azaltıldığını ifade etti. FAO yetkilisi Van Nguyen, iklim krizinin tetiklediği gıda krizine dikkat çekti. Nguyen, sıcak hava dalgaları ve uzun süreli kuraklıkların tarım topluluklarını vurduğunda, sorunun hızla gıda meselesinin ötesine geçtiğini vurguladı. Nguyen, "Gıda güvenliği ve iklim güvenliği birbirine bağlı." diyerek, son yıllarda bu sürecin ne kadar hızlı ilerlediğinin açıkça gözlemlendiğini sözlerine ekledi. Sizce iklim değişikliği ile mücadelede en etkili çözüm yolu, küresel işbirliğini güçlendirmek mi yoksa yerel ve bireysel eylemleri önceliklendirmek mi? |
|