| Zirveye ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Üç Deniz Girişimi'nin önemine değinerek, Türkiye'nin 2025 yılında stratejik ortak olarak bu girişime katıldığını hatırlattı. Girişimin, Karadeniz, Baltık ve Adriyatik denizleri arasındaki bölgenin daha hızlı ve dengeli kalkınmasını teşvik etmeyi amaçladığını belirten Kurtulmuş, özellikle bağlantısallık ve enerji nakil hatlarının güvenliği açısından girişimin önemli olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, "NATO'nun ve Avrupa Birliği'nin öneminin azalmaya başladığı bu dönemde, ülkelerin yeni arayışları var. Ülkeler bu arayışlarını sürdürüyorlar." ifadelerini kullandı. Girişimdeki ülkelerin, ikili ilişkileri artırmak için Türkiye'yi bölgede çok önemli bir partner ve güçlü aktör olarak kabul ettiğini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin güven veren dış politikasıyla bu ilişkileri geliştirdiğini söyledi. Avrupa Birliği'nin Kırım'ın ilhakı sürecindeki sessizliğini ve NATO'nun yaşadığı kan kaybını örnek gösteren Kurtulmuş, bu durumun Türkiye gibi önemli bir aktörün güvenirliğini artırdığını kaydetti. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hatırlatılarak barış umudu sorulduğunda Kurtulmuş, Türkiye'nin savaşın çıkmaması için büyük çaba gösterdiğini belirtti. Kurtulmuş, İsrail'in bölgede arz-ı mevud'u tesis etmek için son adımlarını atmak istediğini ve ABD'yi belirsiz bir savaşın içine sürüklediğini öne sürdü. "Bu savaşın nerede ne şekilde duracağını Sayın Trump'ın da bildiğini zannetmiyorum." diyen Kurtulmuş, Donald Trump'ın diplomasi masasında sorunu çözmeyi düşündüğünü ancak Netanyahu ve çetesinin buna izin vermediğini iddia etti. Konuyu iki ülke açısından ayrı değerlendirmek gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, İsrail'in derdinin İran olmadığını, yayılmacı politikalarını sürdürerek savaşı genişletmek istediğini savundu. Kurtulmuş, ABD'nin bir takım siyonist lobilerin yönlendirmesiyle bu savaşa sokulduğunu öne sürerek, Trump'ın zikzaklarının temel nedenlerinden birinin bu olduğunu düşündüğünü ifade etti. İran'da rejim değişikliğinin kolay olmadığının görüldüğünü ve İran'ın direnme kapasitesi olduğunun anlaşıldığını belirten Kurtulmuş, ABD'nin tavrının belli bir yerde zafer ilan ederek savaşı sonlandırmak olduğunu ancak İsrail'in buna ne kadar izin vereceğinin bilinmediğini söyledi. Kurtulmuş, "Bu mesele Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı bir savaş olmanın çok ötesinde bir meseledir. Çok net söylüyorum 3. Dünya Savaşı'nın fitilini ateşleyen bir saldırıdır." şeklinde konuştu. Petrolün varil fiyatının 120 doların üzerine çıkması ve bunun sürmesi halinde dünya ekonomilerinin çökeceğini vurgulayan Kurtulmuş, muazzam bir hiper enflasyonun ortaya çıkacağını ve bedelini 8 milyar insanlığın ödeyeceğini iddia etti. Bir an önce savaşın bitirilmesi ve tansiyonun düşürülmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, uluslararası kurumların itibarının kalmadığını ve Birleşmiş Milletler'in fonksiyon icra edemediğini söyledi. Kurtulmuş, ABD kamuoyunda aklı selimin hakim olmasını dileyerek, savaş karşıtı kitlelerin ve İsrail içindeki grupların seslerinin etkili olabileceğini ifade etti. Yarın barış sağlansa bile ortaya çıkan zararların telafisinin onlarca yıl alacağını ve yeni bir güven ortamının çok uzun yıllar sonra kurulabileceğini kaydeden Kurtulmuş, kimsenin daha fazla ateşle oynamaması gerektiği uyarısında bulundu. "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusundaki yasal düzenlemelere ilişkin soruya ise Kurtulmuş, bu çalışmaların bölgedeki çatışma ortamından duyulan endişelerle başlatıldığını söyledi. Bölgede etnik ve mezhep çatışmaları şeklinde iki fay hattı olduğunu ve bölgenin parçalanma sürecine sokulduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin harekete geçtiğini ve terör örgütünden gelen olumlu sinyallerle çalışmaları başlattığını anlattı. Kurtulmuş, TBMM'de bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulduğunu ve ittifakla bir rapor hazırlandığını ifade ederek, bundan sonra görevin siyasi partilere düştüğünü söyledi. TBMM Başkanı olarak üzerine düşen sorumluluğun farkında olduğunu belirten Kurtulmuş, yasal düzenlemelerin ittifakla ortaya çıkmasını ve Türkiye'nin yoluna devam etmesini ümit ettiğini sözlerine ekledi. Sizce bölgede kalıcı barışı sağlamak için uluslararası toplumun atması gereken en acil adım nedir? |
|