Kaptanoğlu, 77 yıllık tarihi olan NATO'nun en büyük krizlerinden birini yaşadığını belirtti. Trump'ın, uzun süredir üye ülkelerin savunma harcamalarını artırmaması nedeniyle eleştiriler yönelttiğini hatırlatan editör, "Donald Trump’ın söylediği kadar Amerika Birleşik Devletleri'nin NATO’dan çıkması bu kadar kolay olmayabilir." dedi.
NATO'nun 31 ülkeyi kapsayan geniş bir yapı olduğuna dikkat çeken Kaptanoğlu, ittifakın 1949 yılında Rusya tehdidine karşı kurulduğunu ve ABD'nin 12 kurucu üyeden biri olduğunu vurguladı. Kaptanoğlu, Amerikan Başkanı'nın tek başına böyle bir karar alamayacağının altını çizdi.
Kaptanoğlu, 2024 yılında Joe Biden tarafından imzalanan Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'na atıfta bulunarak, bir başkanın NATO'dan çekilme kararı alabilmesi için Senato'nun üçte ikisinin onayının gerektiğini ya da bu yönde bir yasanın Kongre'den geçirilmesi gerektiğini aktardı. Mevcut siyasi tabloda bu onayın alınmasının zor olduğunu belirtti.
Başkanın, NATO'dan çıkmak için federal fonları da tek başına kullanamayacağını ifade eden Kaptanoğlu, Trump'ın böyle bir girişimde bulunması halinde ABD'de ciddi bir hukuki kriz yaşanabileceğine dikkat çekti. Sürecin Yüksek Mahkeme'ye kadar taşınabileceğini ve özellikle seçim dönemlerinde anayasal bir krizi beraberinde getirebileceğini söyledi.
Kaptanoğlu'na göre Trump, NATO'dan resmi olarak çıkmasa bile ittifakı zayıflatacak adımlar atabilir. Savunma fonlarını kesebilir, askeri, lojistik ve istihbarat iş birliğini azaltabilir. Bu durumun da NATO'nun etkinliğini ciddi şekilde düşüreceğini ifade etti.
NATO'nun caydırıcılığının büyük ölçüde ABD'ye bağlı olduğunu vurgulayan Kaptanoğlu, olası bir ayrılık durumunda Avrupa'nın savunmasız kalabileceğini belirtti. ABD'nin NATO'dan çekilmesi ya da desteğini azaltmasının, Avrupa'nın güvenlik açısından büyük bir boşluk yaşamasına neden olacağını, çünkü bugüne kadar en büyük caydırıcı gücün ABD olduğunu kaydetti.
Nükleer caydırıcılık konusuna da değinen Kaptanoğlu, ABD'nin bu alandaki gücünün Avrupa ülkeleriyle kıyaslanamayacağını ifade etti. Böyle bir senaryonun en çok Rusya'nın işine yarayacağını söyleyen editör, Rusya'nın en büyük hedeflerinden birinin NATO'nun zayıflaması olduğunu ve ABD'nin çekilmesinin Rusya'nın elini güçlendireceğini belirtti.
ABD'nin NATO'dan çekilmesi durumunda Avrupa'nın yeni bir savunma modeli arayışına girebileceğini belirten Kaptanoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un daha önce gündeme getirdiği "Avrupa ordusu" fikrinin yeniden canlanabileceğini ifade etti.
Kaptanoğlu, bu senaryonun Türkiye açısından önemli fırsatlar doğurabileceğini de vurguladı. Türkiye'nin, savunma sanayi, askeri gücü ve NATO'daki konumu itibarıyla Avrupa için kritik bir aktör haline gelebileceğini söyledi. Böyle bir durumda Avrupa'nın, Türkiye'den daha fazla güvenlik desteği talep edebileceğini ve bu sürecin Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni kapılar açabileceğini ekledi.
Tüm bu değerlendirmelere rağmen Kaptanoğlu, Trump'ın çıkışlarının bir pazarlık unsuru olabileceğini belirterek, "Ben bu açıklamaları şu an için Donald Trump’ın bir blöfü olarak değerlendiriyorum." ifadelerini kullandı.
Sizce Trump'ın NATO açıklamaları gerçek bir tehdit mi yoksa pazarlık stratejisi mi?