Yunanistan merkezli Pentapostagma gazetesi, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren yerli ve milli savunma sistemlerini kapsamlı bir analizle ele aldı. Haberde, Türkiye’nin savunma sanayisinde dikkat çekici bir ivme yakaladığı belirtildi.
Gazete, Ankara’nın Kıbrıs, Güneydoğu Akdeniz ve Ege’de “Mavi Vatan” doktrini doğrultusunda hareket ettiğini aktardı. Bu stratejinin sahadaki yansımalarına dikkat çekilen haberde, ROKETSAN tarafından geliştirilen kritik sistemlerin teslimatına geniş yer verildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren ve öne çıkan sistemler arasında TAYFUN balistik füzesi, SİPER hava savunma sistemi, ATMACA gemisavar füzesi ile HİSAR-A ve HİSAR-O hava savunma sistemleri yer aldı. Listede ayrıca SUNGUR, ÇAKIR ve SOM füzeleri ile MAM-T ve MAM-L mühimmatları sayıldı.
Yunan basını, özellikle SİPER hava savunma sistemine özel bir yer ayırdı. Haberde, bu sistemin modern hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirildiği ve Rus yapımı S-400 sistemleriyle benzer kapasitede olduğu öne sürüldü.
Pentapostagma, Türkiye’nin askeri ilerleyişine karşı Yunanistan’ın yetersiz kaldığını savundu. Gazete, ülkedeki iç siyasi çekişmelerin savunma kapasitesini olumsuz etkilediğini yazdı.
Diğer yandan, İsrail merkezli Maariv gazetesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği “Mavi Vatan 2026” tatbikatını öne çıkardı. Haberde, tatbikatın bölgesel bir güç gösterisi olarak değerlendirildiği ve İsrail’e yönelik stratejik bir mesaj niteliği taşıdığı ifade edildi.
Tatbikatta, Türk Deniz Kuvvetleri’nin canlı mühimmat kullanımıyla sergilediği kapasitenin dikkat çektiği vurgulandı. Ayrıca, Bayraktar TB3 insansız hava aracının, insansız bir deniz hedefini imha etmesinin dünya çapında bir ilk olduğu belirtildi.
Bu gelişmenin, Türkiye’nin askeri teknolojide ulaştığı seviyeyi ortaya koyduğu ifade edildi. Maariv, insansız hava ve deniz araçlarının birlikte kullanımının, deniz savaşlarında yeni bir konseptin habercisi olduğunu değerlendirdi.
Tatbikat kapsamında, AKYA ağır torpidosunun TCG Sakarya denizaltısından ilk kez canlı atışla kullanıldığı aktarıldı. Türkiye’nin deniz gücüne kattığı yeni unsurlar arasında farklı tiplerde insansız deniz araçları, intihar botları, ATMACA gemisavar füzeleri ve modern deniz mayınları sıralandı.
İsrail basını, Türkiye’nin güvenlik mimarisinde giderek daha etkili bir aktör haline geldiğini belirtti. Ülkenin küresel ölçekte “kural koyucu” bir rol üstlendiği değerlendirmesine yer verildi.
Yunan ve İsrail basınındaki bu analizler, Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımlarının ve askeri kapasitesindeki artışın, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğini ortaya koydu. “Mavi Vatan” doktrini ve yerli savunma sistemleri, Ankara’nın hem sahadaki hem de diplomatik alandaki etkisini artıran temel unsurlar olarak öne çıktı.
Sizce Türkiye'nin savunma sanayisindeki bu gelişmeler bölgesel dengeyi kalıcı olarak değiştirir mi?