Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geliştirdiği STݳ yaklaşımının, bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırımı tek bir stratejik platformda birleştiren yenilikçi bir işbirliği modeli olduğunu ifade etti. Kacır, bu modelin araştırmadan üretime, prototiplemeden ticarileşmeye ve yatırıma kadar tüm değer zincirini birlikte ele aldığını vurguladı.
Kacır, bu modeli hayata geçirmek için İtalya ile güçlü bir irade birliği kurduklarını belirtti. Akdeniz'in iki büyük ekonomisi olarak ülkeler arasındaki bağlara dikkat çeken Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin iradesinin bu mekanizmaya üst düzey siyasi sahiplenme kazandırdığını dile getirdi.
İlk toplantı çerçevesinde, ortak öncelikleri somutlaştıracak ve gelecek döneme yön verecek kapsamlı bir yol haritası imzaladıklarını açıklayan Bakan Kacır, yol haritasının teknoloji ve inovasyon, sanayi ve yatırım olmak üzere üç ana sütun üzerine kurulduğunu kaydetti. Kacır, toplam 23 öncelikli eylem alanı belirlediklerini söyledi.
Bu kapsamda, KOBİ'ler ve teknolojik girişimcilik ekosistemleri arasında sürekli etkileşim kuracak yeni bir çalışma grubu oluşturulduğunu bildiren Kacır, standartizasyon, test ve akreditasyon alanlarında teknik uyumu derinleştirecek ortak bir yapının devreye alınacağını ifade etti.
Savunma sanayisinde inovasyon eksenli yeni açılımların önünü açacak teknik hazırlıkların başlatıldığını belirten Kacır, endüstride yapay zeka ve dijital dönüşüm başlıklarında bilgi birikimini buluşturacak kurumsal bir işbirliği zemininin birlikte kurulduğunu aktardı.
Bakan Kacır, kritik ham madde alanında kurulan eşleştirme mekanizmasıyla şirketler arasındaki bağları kuvvetlendirmeyi ve tedarik zincirini daha dayanıklı hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Avrupa Birliği (AB) programlarında Türk ve İtalyan kuruluşların birlikte yer almalarını önemsediklerini vurguladı.
Kacır, Ufuk Avrupa, Dijital Avrupa ve Tek Pazar Programı gibi programlarda ortaklığı güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. AB çerçeve programlarında, iki ülkeden araştırmacı ve şirketlerin birlikte toplam 1,8 milyar Avro bütçeli 1547 projede yer aldığını açıkladı.
Araştırma kurumlarının müşterek çağrılarıyla hayata geçen 45 projeyle akademisyenlerin ortak teknoloji geliştirdiğini ve bilim ekosisteminin entegrasyonunun sağlandığını belirten Kacır, önümüzdeki ay açılması öngörülen yeni bir çağrıyla işbirliğini daha ileri seviyeye taşımayı hedeflediklerini söyledi.
STݳ Komitesi aracılığıyla karşılıklı doğrudan yatırımları güçlendirmeyi ve yatırımcılar için daha öngörülebilir bir iklim oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Kacır, İtalya-Türkiye İşletmeler ve İnovasyon Platformu ile iş dünyasını, yatırımcıları ve inovasyon ekosistemini buluşturacaklarını kaydetti.
Bu yapının, şirketleri, startupları ve girişim sermayesi fonlarını, teknoloji transferi ve ortak sanayi geliştirme projeleri etrafında bir araya getireceğini ifade etti.
Konuk Bakan Adolfo Urso ise İtalyan firmaların Türkiye'deki yatırımlarını artırmalarını arzu ettiklerini söyledi. Urso, bu komitenin ülkeler arasındaki ilişkiler için önemli bir adım olduğunu ve Avrupa ile Akdeniz bölgesindeki diğer ülkeler için de önemli bir işaret teşkil ettiğini belirtti.
Sizce bu tür stratejik işbirlikleri Türkiye'nin teknoloji ve sanayideki küresel konumunu nasıl etkiler?
Kacır, bu modeli hayata geçirmek için İtalya ile güçlü bir irade birliği kurduklarını belirtti. Akdeniz'in iki büyük ekonomisi olarak ülkeler arasındaki bağlara dikkat çeken Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin iradesinin bu mekanizmaya üst düzey siyasi sahiplenme kazandırdığını dile getirdi.
İlk toplantı çerçevesinde, ortak öncelikleri somutlaştıracak ve gelecek döneme yön verecek kapsamlı bir yol haritası imzaladıklarını açıklayan Bakan Kacır, yol haritasının teknoloji ve inovasyon, sanayi ve yatırım olmak üzere üç ana sütun üzerine kurulduğunu kaydetti. Kacır, toplam 23 öncelikli eylem alanı belirlediklerini söyledi.
Bu kapsamda, KOBİ'ler ve teknolojik girişimcilik ekosistemleri arasında sürekli etkileşim kuracak yeni bir çalışma grubu oluşturulduğunu bildiren Kacır, standartizasyon, test ve akreditasyon alanlarında teknik uyumu derinleştirecek ortak bir yapının devreye alınacağını ifade etti.
Savunma sanayisinde inovasyon eksenli yeni açılımların önünü açacak teknik hazırlıkların başlatıldığını belirten Kacır, endüstride yapay zeka ve dijital dönüşüm başlıklarında bilgi birikimini buluşturacak kurumsal bir işbirliği zemininin birlikte kurulduğunu aktardı.
Bakan Kacır, kritik ham madde alanında kurulan eşleştirme mekanizmasıyla şirketler arasındaki bağları kuvvetlendirmeyi ve tedarik zincirini daha dayanıklı hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Avrupa Birliği (AB) programlarında Türk ve İtalyan kuruluşların birlikte yer almalarını önemsediklerini vurguladı.
Kacır, Ufuk Avrupa, Dijital Avrupa ve Tek Pazar Programı gibi programlarda ortaklığı güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. AB çerçeve programlarında, iki ülkeden araştırmacı ve şirketlerin birlikte toplam 1,8 milyar Avro bütçeli 1547 projede yer aldığını açıkladı.
Araştırma kurumlarının müşterek çağrılarıyla hayata geçen 45 projeyle akademisyenlerin ortak teknoloji geliştirdiğini ve bilim ekosisteminin entegrasyonunun sağlandığını belirten Kacır, önümüzdeki ay açılması öngörülen yeni bir çağrıyla işbirliğini daha ileri seviyeye taşımayı hedeflediklerini söyledi.
STݳ Komitesi aracılığıyla karşılıklı doğrudan yatırımları güçlendirmeyi ve yatırımcılar için daha öngörülebilir bir iklim oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Kacır, İtalya-Türkiye İşletmeler ve İnovasyon Platformu ile iş dünyasını, yatırımcıları ve inovasyon ekosistemini buluşturacaklarını kaydetti.
Bu yapının, şirketleri, startupları ve girişim sermayesi fonlarını, teknoloji transferi ve ortak sanayi geliştirme projeleri etrafında bir araya getireceğini ifade etti.
Konuk Bakan Adolfo Urso ise İtalyan firmaların Türkiye'deki yatırımlarını artırmalarını arzu ettiklerini söyledi. Urso, bu komitenin ülkeler arasındaki ilişkiler için önemli bir adım olduğunu ve Avrupa ile Akdeniz bölgesindeki diğer ülkeler için de önemli bir işaret teşkil ettiğini belirtti.
Sizce bu tür stratejik işbirlikleri Türkiye'nin teknoloji ve sanayideki küresel konumunu nasıl etkiler?