İstanbul’un bir finans ve teknoloji merkezine dönüşmesi için kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Ortak yatırım modelleri ve yeni nesil fon yapılarıyla Türkiye’nin bu sermayeyi çekebileceğini söyledi.
Erkul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ölçekte sermaye, girişimci ve teknolojik altyapının hızla yer değiştirdiğine işaret etti. Özellikle ABD, Avrupa ve Körfez hattında oluşan kritik tablonun yeni bir ekonomi denklemi doğurduğunu anlattı.
Bu durumun küresel rekabet içindeki ülkeler için hem risk hem de yeni fırsatlar barındırdığını kaydetti. Rekabetin artık sadece şirketler arasında değil, şehirler, ülkeler ve ekosistemler arasında yaşandığını vurguladı.
Son dönemde hızlanan jeopolitik kırılmalar, küresel ticaret dengelerindeki değişim ve yapay zeka merkezli yeni ekonomik düzenin etkileri doğrultusunda Türkiye’nin konumunun yeniden tanımlanması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin regülasyon yapan bir ülke olmasının yanı sıra daha fazla girişim çeken, sermaye toplayan ve teknoloji üreten bir merkez haline geleceği bir süreçte olduğunu aktardı.
Kim daha hızlı şirket kurduruyorsa, kim daha güçlü dijital altyapı sunuyorsa ve kim girişimciye daha fazla güven veriyorsa kazananın o olacağını ifade etti. Türkiye’nin de bu bağlamda girişimcilik ve teknoloji politikalarını köklü biçimde sadeleştirmesinin önem taşıdığını söyledi.
Şirketlerin kuruluşundan vergi sistemine, yatırım ortamından uluslararası hukuk altyapısına kadar birçok alanda yeni bir yaklaşımın zorunlu hale geldiğini kaydetti. Türkiye’nin, tamamen dijital, sınır ötesi uyumlu ve çok dilli bir şirket kurulum altyapısıyla global girişimciler için ilk tercih edilen ülkelerden biri olabileceğini dile getirdi.
Özellikle uzaktan şirket kurulum süreçlerinin hızlandırılması ve yabancı girişimciler için bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gerektiğinin altını çizdi. DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erkul, Türkiye’nin klasik teşvik modellerinin ötesine geçerek girişimci dostu, öngörülebilir ve rekabetçi bir yapı kurması gerektiğine vurgu yaptı.
Hisse opsiyonları, şirket satış süreçleri ve gelir vergisi gibi alanlarda yapılacak düzenlemelerin Türkiye’yi bölgesel bir cazibe merkezine dönüştürebileceğine işaret etti. Girişimciler için hızlı ve güvenilir bir vize mekanizmasının oluşturulmasının da bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının yeni ekonominin temel belirleyicisi haline geldiğini dile getirdi. Sermayenin yeni formunun hesaplama gücü olduğuna dikkati çekti.
Veri merkezi kurmadan, güçlü yapay zeka altyapısı oluşturmadan girişim çekmenin mümkün olmadığını kaydetti. Türkiye’nin bu alanda enerji, altyapı ve teşvik politikalarını yeniden ele alması gerektiğini anlattı.
Güçlü bir ulusal bulut tabanlı yapay zeka ekosisteminin oluşturulmasının stratejik önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin sadece girişim kurulan değil, aynı zamanda büyütülen ve global ölçekte çıkışların gerçekleştiği bir merkez olması gerektiğini ifade etti.
Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi, uluslararası borsalarla entegrasyon ve yatırımcı güvenini artıracak hukuki altyapının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Dünyanın yeni bir ekonomik düzene girdiğini ve bu düzende hız, ölçek ve güvenin en kritik üç unsur olduğunu söyledi.
Türkiye’nin doğru adımları atarsa bölgesel merkez olma şansını çok kısa sürede elde edebileceğini dile getirdi. Erdem Erkul, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı ekonomik dönüşümünü hızlandıracak bu yaklaşımın kamu, özel sektör ve uluslararası paydaşlarla birlikte hayata geçirilmesi için çalışmalar sürdürdüklerini bildirdi.
İş Konseyi olarak, Türkiye’nin global yapay zeka altyapısının en önemli parçası olması için çalıştıklarını belirtti. Türkiye olarak, yapay zeka çağının üretim, veri, enerji ve erişim koridoru olunması gerektiğini ifade etti. İş dünyası olarak, üzerlerine düşen görevleri yapmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.
Sizce Türkiye'nin yabancı sermaye için bir teknoloji üssü olmasının önündeki en büyük fırsatlar ve engeller nelerdir?