Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerin bilgi tekellerinin kırılmaya başladığını ve yeni öğrenim alanlarının ortaya çıktığını belirtti. Artık üniversitelerin sadece bilgi aktaran değil, beceri kazandıran kurumlar haline dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. Yeni uygulamaya ilişkin bilgi veren Özvar, "Bunu sadece '3 yıla indirme projesi' gibi düşünmeyin." ifadelerini kullandı. Dünyada yaşanan küresel değişimlerden üniversite eğitiminin de etkilendiğini ve kurumların bu değişimi yönetecek şekilde yeniden yapılanmasına ihtiyaç olduğunu söyledi. Özvar, konunun Avrupa Kredi Transfer ve Birikim Sistemi (AKTS) ve ulusal krediler üzerinde yürütülen daha büyük bir projenin parçası olduğunu açıkladı. Bu kapsamda tüm üniversiteler, paydaşlar, meslek örgütleri ve odalarla istişare toplantıları yapıldığını dile getirdi. Somut neticeleri bir süre sonra kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten YÖK Başkanı, uygulamanın ders saatlerini sıkıştırmaktan çok öte bir vizyonu temsil ettiğine işaret etti. Öğrencilere gelecekte ihtiyaç duyacakları bilgi, beceri ve yetkinlikleri daha etkin bir sürede kazandırmayı ve sektörle erken teması hedeflediklerini ifade etti. "Bütün üniversitelere bir anda 'hadi 3 yıla geçin' biçiminde bir anlayışı asla temsil etmiyoruz." diyen Özvar, üniversitelerden ders havuzlarını ve içeriği değişmemiş programları gözden geçirmelerini beklediklerini söyledi. Vurgunun asla 4 yılı 3 yıla sıkıştırmak olmadığını tekrarladı. Amaçlarının dersleri daha etkin hale getirmek, öğrencilere okurken tecrübe kazandırmak ve sektörle ilişiği kalmamış programları güncellemek olduğunu anlattı. Yeni uygulamanın bugünden yarına gerçekleşecek bir proje değil, uzun vadeli bir dönüşüm olduğunun altını çizdi. Yapay zeka ve dijital dünyadaki değişimlere seyirci kalmadıklarını, aksine bu değişime etki edecek şekilde yeniden yapılandıklarını vurgulayan Özvar, Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki başarılarına dikkat çekti. Pek çok programın artık dünya sıralamalarında ilk 100, ilk 50 ve hatta ilk 10 içinde yer aldığını belirtti. Bu sonuçların, Türk üniversitelerinin artık dünya bilim ve teknoloji üretiminde daha güçlü bir rakip haline geldiğinin göstergesi olduğunu söyledi. Özvar, yapılan tüm dönüşüm çalışmalarının nihai hedefinin, üniversiteleri hem bölgesel hem de uluslararası anlamda daha ilgi çeken ve önemli bir odak noktası haline getirmek olduğunu ifade ederek açıklamalarını sonlandırdı. Sizce lisans eğitiminin süresi kısaltılarak, içeriği beceri odaklı hale getirilmeli mi? |
|