Polis, aile fertlerinin uzun zamandır kendisinden haber alamadığını ifade ettiği Güneş Yıldıztan hakkında herhangi bir kayıp başvurusu yapılmadığını da tespit etti. Bu kapsamda başlatılan ve 4 ay süren çalışmada, Yıldıztan’ın eşi, ailesi, akrabaları ve tanıdıkları olmak üzere 50’den fazla kişinin ifadesi alındı.
Yaklaşık dört aylık teknik ve fiziki takibin ardından, Kocaeli, İstanbul ve Van illerindeki şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar neticesinde toplam 26 şüpheli gözaltına alındı ve şüphelilerden bazıları sorgularında, Güneş Yıldıztan’ın 'aile meclisi kararıyla' öldürüldüğünü beyan etti.
Gözaltına alınan şüphelilerden Nihat Yıldıztan ve aile bireylerinin de aralarında bulunduğu 11 kişi tutuklandı. Şüphelilerden 7'si soruşturma sürecinde tahliye edilirken, Nihat Yıldıztan (42), Saim Yıldıztan (36), Muhsin Yıldıztan (34) ve B.Y. (32) isimli şüphelilerin tutukluluk halleri devam etti.
19 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan iddianame ile 11 sanık hakkında Kocaeli 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Sanıklar hakkında 'Töre saiki ile kasten öldürme', 'Azmettirme' ve 'Yardım etme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Cesedine henüz ulaşılamayan Güneş Yıldıztan’ın öldürüldükten sonra yakılmış olma ihtimali üzerinde duruluyor.
İddianamede yer alan detaylara göre, Güneş Yıldıztan kaybolmadan kısa süre önce, 18 Aralık 2017'de Kocaeli Darıca'da polise başvurarak eşi Nihat Yıldıztan'dan şikayetçi oldu. Kendisine vücudunda sigara söndürüldüğünü ve darp edildiğini belirten Yıldıztan, bir kadın sığınma evine yerleştirildi.
Ancak Yıldıztan, 25 Aralık 2017'de eşiyle barıştığını söyleyerek bu kurumdan ayrıldı. Kayıtlara göre Nihat Yıldıztan, 20 Aralık 2017'de 'zina' gerekçesiyle açtığı boşanma davasını sürdürdü ve Güneş Yıldıztan'ın hayatta olmadığı 29 Eylül 2019 tarihinde resmi boşanma gerçekleşti. Güneş Yıldıztan'ın hiçbir duruşmaya katılmadığı tespit edildi.
İddianamede, bir tanığın ifadesine yer verilerek, tutuksuz sanıklardan S.Y.'nin "Güneş bizim şerefimizi ayaklar altına aldı, namusumuzu kirletti, namusumuzu temizleyeceğiz. Güneş'i öldüreceğiz" şeklinde konuştuğu belirtildi.
İddianamedeki çarpıcı bir diğer ayrıntı ise maktulün 4 çocuğuna yapılan DNA testi sonuçları oldu. Rapora göre, evlilik birliği içinde doğan 4 çocuktan 3'ünün babasının Nihat Yıldıztan değil, kardeşi Saim Yıldıztan olduğu ortaya çıktı. Dördüncü çocuğun babasının ise ne Nihat ne de Saim Yıldıztan olduğu belirlendi.
Davanın ilk duruşması 27 Mart tarihinde Kocaeli 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İlk duruşmaya, tutuklu sanıklar Nihat, Saim, Muhsin ve B.Y. ile tutuksuz sanıklar O.Y., B.Y., S.Y., F.Y., A.Y., M.Z.Y. ve M.Y. ile avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanıklar Muhsin ve Saim Yıldıztan'ın tutukluluk hallerinin devamına oy birliğiyle karar verdi. Nihat Yıldıztan'ın tutukluluğunun devamına ise oy çokluğu ile hükmedildi. Heyet, sanık B.Y.'nin üzerine atılı suçun niteliğinin değişme ihtimali, tutuklu kaldığı süre ve delillerin toplanmış olması gerekçeleriyle tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Sizce bu tür "töre cinayeti" davalarında adaletin tam anlamıyla tecelli edebilmesi için daha neler yapılmalı?