| Tarih bilimini akademik çevrelerin dışına taşıyarak geniş kitlelere ulaştıran Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı, ülke genelinde büyük üzüntüye neden oldu. 60 yıllık dostu için kaleme aldığı mesajda Perinçek, Ortaylı'nın tarih merakını üniversite amfilerinden halkın sohbet meclislerine getirdiğini vurguladı. Perinçek, Türk milletinin Ortaylı'daki içtenliği benimsediğini ve onun, toplumun yabancılaştığı bir figür değil, tam aksine özlediği bir aydın karakteri olduğunu ifade etti. İlber Ortaylı'nın son dönemdeki mesajlarında Türkçe vurgusunun öne çıktığını hatırlatan Doğu Perinçek, usta tarihçinin mirasına dikkat çekti. Perinçek, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Prof. Dr. İlber Ortaylı, 85 milyonun tarihçisi, 85 milyonun kahve arkadaşı, 85 milyonun özlediği aydındı. Tarih merakını akademinin amfilerinden halkın sohbet meclislerine getirdi. En derin bilimsel konuları üniversite kürsüsünden değil, mahalle kahvesinin peykesinde anlatan bir edâsı vardı." "O sevimli haliyle gönüllere konuk oldu. Televizyon ekranlarında, en ciddi konuları bir allâme kibriyle değil, havlusunu omuzuna atmış, elinde değneğiyle bir meddah gibi anlattı. Halk O’nun içtenliğini anladı. Milletin yabancılaştığı değil, özlediği aydın karakteriydi" dedi. "Mahalle kahvesinde memleket meselesi muhabbeti yapan haliyle bizlerden biriydi. Nükteleriyle, şakalarıyla, gülüşüyle, paylaşılan hükümleriyle halkın sevgilisi oldu. Her zaman Türkiye cephesindeydi. Geçmişe, bugüne, yarına dair görüşleriyle bu toprakların aydını ve bilim adamıydı" ifadelerini kullandı. "Atlantik dünyası, O’nu ele geçiremedi. Yukardan baktı bu tür girişimlere. Çünkü satın alınamayacak bir namusu vardı. Havalıydı, ama kibirden ve azametten uzak durdu. Bilimsel gerçeğe bağlıydı. Bilimsel konularda doğru gösterilince, yanlışını bırakır, doğrunun yanında yer alırdı" şeklinde konuştu. "Bilimsel gerçeklik karşısında, herkesle eşitti. 'Modernite'nin şovmenlerine benzeyen mâlûmat satıcılardan değildi. Çok araştırmıştı. Şüphe etmiş ve kurcalamıştı. Arşivlerin tozlarını yuta yuta, büyük emekle eriştiği bilgisine güvenirdi ve cehaleti küçümserdi. Ancak bilimsel birikimini bir sopa gibi kullanmadı" dedi. Perinçek, "İlber Ortaylı kardeşimle arkadaşlığımızın tarihi 1960’lı yıllarda başlar. 60 yıldır kardeşleriyle Ortaylı ailesini tanıdım. Ancak asıl tanışlık tarih sevdasındadır. Bir başka meraktır tarih çalışması. İlber ile arkadaşlığımızın tarihi, tarihin yaşı kadar uzar gider" diye ekledi. "Bilim aşkı, kişiyi kendisine odaklanmaktan kurtarır, gerçeğe yoğunlaşmayı getirir. İlber’in tarihsel gerçeğe bağlılığı böyle bir meraktı. En son Ulusal Strateji Merkezi’nin 17-19 Kasım 2023 günü toplanan Asya’da Devlet Birikimi çalıştayında ve 25 Aralık 2025 günü Türkiye Gençlik Birliği’nin Türk Devrimi Sempozyumu’nda birlikte olduk" ifadelerini kullandı. "O gün ilk kez O’nun ölümle haberleştiğine tanık oldum. 'Cüneyt Akalın Hoca da gitti, bir bir gidiyoruz' dedi. 'Gelene bakalım, devrim geliyor. Gidenlerin gözü arkada kalmayacak' dedim. 'Güldü, haklısın' dedi. Türkiye’nin tarihine olan güveni, aynı zamanda geleceğe olan güvendi" şeklinde konuştu. "Son görüşmemizde son vurgusu, Türkçe idi. Türk dili, devlet ve millet varlığımızın eşsiz hazinesiydi ve siper olacağımız yıkılmayan kaleydi. İlber Ortaylı, tarih yazdı, şimdi tarih çalışanlar O’nu yazacak. Ömrünü tarih çalışmasına verdi. Artık birikimi ve eserleri tarihin konusudur" diyerek sözlerini tamamladı. Sizce İlber Ortaylı'nın Türk tarih yazımına ve kamuoyuna en kalıcı katkısı ne oldu? |
|