| İddiaya göre, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin bu hafta Pakistan'da yapılması bekleniyor. Aynı İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile temasta olduğunu da ileri sürdü. Gazeteye konuşan yetkili, ABD'nin bu sürece ilişkin Tel Aviv'i, yani İsrail'i bilgilendirmediğini de açıkladı. Bu durum, taraflar arasındaki diplomatik iletişimin doğası hakkında soru işaretleri oluşturuyor. Donald Trump daha önce yaptığı açıklamada, İran'ın da ABD ile anlaşma yapmak istediğini belirterek, bugün İran tarafı ile bir telefon görüşmesi yapabileceklerini söylemişti. Trump, İran'dan "çok makul ve sağlam bulduğu bazı insanlarla" görüştüklerini ifade etmişti. Eski ABD Başkanı, "(İran'la) Hiçbir şeyi garanti etmeyen bir anlaşma yapma ihtimalimiz oldukça yüksek." şeklinde konuşmuştu. Ayrıca, son iki gündür ülkesinin İran ile verimli görüşmeler yaptığını iddia etmişti. Trump, bir diğer açıklamasında ise, "Savaş Bakanlığı'na, İran enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik her türlü askeri saldırıyı beş günlüğüne erteleme talimatı verdim." ifadelerini kullanmıştı. Dün yaptığı bir başka açıklamada ise Trump, İran'ın 48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde, bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacakları tehdidinde bulunmuştu. İran tarafı ise elektrik şebekelerine yönelik bu tehditlerin ardından, herhangi bir saldırının bölgedeki enerji santrallerini hedef alan bir misillemeyle karşılık bulacağını bildirdi. Bu açıklama, gerilimin tırmanma riskini ortaya koydu. Öte yandan, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Trump’ın müzakere yapıldığına ilişkin açıklamalarını kesin bir dille reddetti. Trump’ın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Kalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı ve sahte haberler, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine saplandığı bataklıktan kurtulmak için kullanılıyor." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi de, ABD ile aracılar aracılığıyla mesaj alışverişi olduğunu ancak doğrudan bir müzakere yapılmadığını teyit etti. Bu durum, tarafların iletişim kanalları konusundaki farklı tanımlamalarını gözler önüne serdi. Sizce taraflar arasında doğrudan görüşmelerin başlaması ve bir gerilim azalması mümkün olabilir mi? |
|