Bu dönüşümün önemli bir boyutunun, kontenjan politikası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erol Özvar, bu konuyu sadece sayısal bir mesele olarak değil, ülkenin insan kaynağı planlamasının stratejik bir unsuru olarak ele aldıklarını vurguladı. Üniversitelerin akademik kapasitesi, iş gücü piyasasının ihtiyaçları ve geleceğin meslekleri birlikte değerlendirilerek dengeli bir planlama yaptıklarını kaydetti.
Amacın, mezunların istihdam imkanlarını güçlendiren ve ülkenin kalkınma hedefleriyle uyumlu bir yükseköğretim yapısı oluşturmak olduğunu dile getiren Özvar, her türlü kontenjan ve yeni program talebinin bu kriterlere göre değerlendirildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Özvar, lisans programlarının içerik ve yapısının yeniden ele alınmasının, stratejik dönüşümün en önemli aşamalarından biri olduğunu söyledi. Artık sadece teorik bilgiye dayalı eğitimin yeterli olmadığının görüldüğünü, öğrencileri daha erken dönemde uygulamayla buluşturan bir modele geçişin gerekli olduğunu ifade etti.
Bu çerçevede, kısa süreli staj uygulamaları yerine, öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine katıldığı modelleri yaygınlaştırdıklarını açıkladı. Daha önce de belirttiği gibi, ön lisans ve lisans programlarında bir veya iki dönemi kapsayan uygulamalı eğitim modellerini devreye alacaklarını hatırlattı.
YÖK Başkanı, uzun süreli iş yerinde eğitim alan öğrencilerin istihdam oranlarının yükseldiğine dikkat çekti. Bu gerçek ışığında, tüm üniversitelerden 3+1, 2+2, 7+1 veya 6+2 gibi modelleri hayata geçirmek için gerekli çalışmaları başlatmalarını beklediklerini duyurdu. Ayrıca, Organize Sanayi Meslek Yüksekokulları modelini daha da yaygınlaştırmayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Özvar, üniversitelerin araştırma performansı ve uluslararası görünürlüğüne de değindi. Uluslararası sıralamaları tek başına amaç olarak görmediklerini, ancak bilimsel üretim kapasitesini göstermesi açısından önemli bulduklarını belirtti.
Bu hafta açıklanan 2026 alan bazlı dünya üniversite sıralamasında, Türkiye'den 11 üniversitenin farklı alanlarda ilk 500 içinde yer almasını çok kıymetli bir gelişme olarak nitelendirdi. Bu başarının, üniversitelerin küresel rekabette güçlendiğini gösterdiğini vurguladı.
Yapay zeka, veri bilimi ve siber güvenlik gibi alanlarda nitelikli akademik insan kaynağı yetiştirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade eden Özvar, bu konuda gerekli kadro izinlerinin alındığını açıkladı. Lisansüstü eğitim imkanlarını genişleteceklerini ve doktora eğitiminde önemli bir yapısal değişikliği hayata geçirdiklerini duyurdu.
Öncelikli alanlarda doktora öğrencisi seçimi için merkezi bir sınav sistemi getireceklerini belirten Özvar, bu yıl içinde sistemi başlatmayı planladıklarını söyledi. Bu düzenlemenin, süreci daha şeffaf ve nitelik odaklı hale getireceğini ve araştırma görevlisi kadrolarının stratejik alanlara yönlendirilmesini sağlayacağını kaydetti.
Toplantının ardından, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'a hediye takdim etti.
Sizce üniversitelerde uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaşması, mezunların iş bulma şansını gerçekten artırır mı?