Yerel mahkemenin vermiş olduğu rekor tazminat kararı, Yargıtay tarafından incelendi ve onandı. Bu onama ilamı ile birlikte karar, kesin bir hukuki dayanak kazandı. Yargıtay'ın incelediği dosyada, saldırının gerçekleştiği sırada köpeğin zincir veya ağızlık gibi herhangi bir koruma tertibatı olmaması, verilen kararın temel dayanağını oluşturdu. Mahkeme, hayvan sahibinin kamuya açık alanlarda çevre güvenliğini sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetti. Olay anında köpeğin zincire bağlı olmaması sebebiyle, mağdurun herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildi. Köpek sahibinin ise süreci yönetmekte "tam kusurlu" olduğu karara bağlandı. Saldırı sonrası ağır yaralanan ve uzun süreli bir tedavi sürecinden geçen mağdurun yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıkım, tazminat miktarının belirlenmesinde kritik bir rol oynadı. Mahkeme, 2 milyon TL'lik tazminat tutarını; tedavi giderleri, iş gücü kaybı ve yaşanan manevi travmanın karşılığı olarak belirledi. Hukukçular, Yargıtay'ın bu onama kararının, benzer vakalar için güçlü bir içtihat oluşturduğuna dikkat çekiyor. Karar, hayvan sahiplerinin sorumluluklarının sadece sahiplikten ibaret olmadığını, çevredeki bireylerin can güvenliğini korumak için mutlak bir denetim mekanizması kurmak zorunda olduklarını bir kez daha hatırlattı. Resmi kayıtlara giren bu emsal karar ile birlikte, tedbir alınmadan sokağa çıkarılan hayvanların neden olduğu zararlarda, sahiplerinin çok ağır maddi yaptırımlarla karşılaşacağı hukuken tescillenmiş oldu. Sizce bu yüksek tazminat kararı, hayvan sahiplerinin sorumluluklarını daha ciddiye alması için yeterli bir uyarı mıdır? |
|