Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Heykel denince aklımıza ilk gelen, bir malzemenin oyularak veya şekillendirilerek ortaya çıkan katı formudur. Taşın, bronzun, ahşabın somut varlığı... Peki ya boşluk? Geleneksel anlayışta, heykelin çevresindeki hava olarak düşündüğümüz, eseri çevreleyen ama onun dışında kalan bir şey. Oysa...
Uzayın en karanlık ve en güçlü varlıkları olan kara delikler, sadece kütleçekimleriyle değil, aynı zamanda sahip oldukları muazzam manyetik alanlarla da evrenin enerji dönüşüm makineleri gibi çalışırlar. Peki, "hiçlik" olarak düşündüğümüz bu noktalar, çevrelerindeki enerjiyi nasıl dönüştürüp...
Gözlerimizi gece göğüne çevirdiğimizde gördüğümüz o sayısız yıldız, galaksiler ve bulutsular… Hepsi muazzam bir bütünün parçası gibi görünüyor. Peki ya bu gördüklerimiz, gerçekliğin sadece çok küçük bir kısmıysa? Tıpkı bir buz dağının suyun üstündeki kısmı gibi, evrenin de bize gösterdiği kısım...