Kazı Başkanı Doç. Dr. Ertuğ Ergürer, kentin en büyük konutlarından birinde devam eden çalışmalar sırasında önemli bir bulguya ulaştıklarını açıkladı. Ergürer, yapının merkez giriş bölümünde çok iyi korunmuş durumda bir mozaiğin ortaya çıkarıldığını belirtti. Ergürer, "Geometrik ve çeşitli çiçek motifleri’nden oluşan mozaikte henüz ilk çalışmalarımızı yapıyoruz" dedi. Mozaiğin 4. ile 6. yüzyıllar arasına tarihlendiğini düşündüklerini ifade etti. Yaklaşık 15 metrekare büyüklüğündeki bu mozaiği özel kılan unsurun üzerinde iki ayrı yazıt bulunması olduğu kaydedildi. Ergürer, mozaiğin orta bölümünde "güle güle kullan" veya "şansla kullan" anlamına gelen bir ifadenin yer aldığını aktardı. Odanın giriş kapısı bölümünde ise yuvarlak bir bordür içinde ikinci bir yazıt bulunduğunu söyleyen Ergürer, bu yazıtın mecazi bir anlam taşıdığını vurguladı. Yazıttaki ilk kelimenin "kıskançlık" veya "kıskanan", ikinci kelimenin ise "çatlayan, patlayan" anlamına geldiğini belirtti. Doç. Dr. Ergürer, "Günümüzde de kullandığımız 'kıskanan çatlasın' ifadesine karşılık gelen bir anlatım söz konusu" diye konuştu. Yaklaşık 1500 yıl önce yapılmış bir yapının girişinde böyle bir ifadeyle karşılaşmanın kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu dile getirdi. Ergürer, söz konusu yapının Syedra’nın önemli konutlarından biri olduğunu değerlendirdiklerini, kazı ve onarım çalışmalarının konutun belirli noktalarında süreceğini kaydetti. Üç katlı yapının kuzey bölümünde ikinci ve üçüncü katlara ait girişler bulunduğunu anlatan Ergürer, yapının çok sayıda odaya ve ortada merkezi bir avluya sahip olduğunu ifade etti. Yapının milattan sonra 2. yüzyıldan 7. yüzyıla kadar kullanıldığını ve bu süreçte ev sahiplerinin değiştiğini, yeni mekanlar eklendiğini söyledi. Daha sonraki dönemlerde bu mozaikli bölümün giriş kısmı ve üzerinin kapatıldığını belirten Ergürer, "Mozaiğin üzerinin kapatılmış olması, günümüze kadar bu kadar sağlam ulaşmasını sağlamış" dedi. Onarım çalışmalarıyla mozaiğin ve yapının koruma altına alındığına dikkati çeken Ergürer, temizlik çalışmalarının ise devam edeceğini ifade etti. Kazı ekibinde yer alan konservatör-restoratör Selma Yağcı ise mozaiğin tespitinin ardından onarım sürecine başladıklarını söyledi. Mozaiğin genel durumunun iyi olduğunu belirten Yağcı, lokal acil müdahale gerektiren alanlar olduğunu aktardı. Yağcı, "Ardından bordür uygulaması yaptık. Dağılan bölümlerin tespitini yaparak toparladık. Parçaları yerlerine aldıktan sonra derz dolgularını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Lokal çalışmaların ardından yüzey koruyucu uygulayarak süreci tamamladıklarını da sözlerine ekledi. Sizce günümüzde kullandığımız bu tür deyimlerin kökenleri sandığımızdan çok daha eskiye mi dayanıyor? |
|