New York’ta Central Park yakınlarında toplanan kitle, Manhattan üzerinden yürüyerek Times Meydanı’ndan geçti. Chicago’daki yürüyüşte ise katılımcılar, İran ile yaşanan gerilime ve göçmenlik politikalarına tepki gösterdi. Kalabalık, "monarşik" yönetim anlayışı olarak tanımladıkları sürece son verilmesi çağrısında bulundu. Protestolar sadece ana kıta metropolleriyle sınırlı kalmadı; Alaska’nın Anchorage kentinden Miami ve Charlotte’a kadar geniş bir coğrafyaya yayıldı. Los Angeles’taki gösteriler sırasında güvenlik güçlerinin protestoculara şiddetli müdahale ettiği kaydedildi. Alaska’daki yürüyüşte ise demokrasi, eşitlik ve sivil haklar vurgusu taşıyan pankartlar ön plana çıktı. National Mall’da toplanan binlerce kişi ise yönetimin anayasal sınırlar içinde kalması gerektiğini belirten sloganlar attı. Geçen yılın haziran ve ekim aylarında gerçekleştirilen eylemlerin devamı niteliğindeki bu protestolar, ülke genelindeki sivil muhalefetin kurumsallaşmış bir evresi olarak değerlendiriliyor. Sizce bu kitlesel tepkiler, ABD'nin iç ve dış politikalarında köklü bir değişimi tetikleyebilir mi? |
|