Yüksek Temsilci Kallas, açıklamasında İsrail'in askeri operasyonlarının derhal sona erdirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kallas, "İsrail, Lübnan'daki operasyonlarına son vermelidir. Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir," ifadelerini kullanarak uluslararası hukuk ilkelerine vurgu yaptı. Ayrıca, İsrail'in bu operasyonel kapsamını eleştiren Kallas, Tel Aviv'in "yanıtının oldukça sert olduğunu" dile getirdi.
Saldırıların, Lübnan halkını "kendilerine ait olmayan" bir savaşın içine çekme riski taşıdığını belirten Yüksek Temsilci, Lübnan'ın bağımsızlığının ve egemenliğinin korunmasının hayati önem taşıdığını yineledi. Bölgesel gerilimin tırmanma tehlikesine dikkat çeken Kallas, ülkenin daha fazla kaosa sürüklenmesini engellemek için acil bir ateşkesin yeniden tesis edilmesinin "en iyi şans" olduğunu vurguladı.
Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) güvenliğinin eksiksiz bir şekilde garanti altına alınması çağrısında bulunan Kallas, daha fazla can kaybının ve bölgesel tırmanmanın önlenmesini "acil bir öncelik" olarak tanımladı. Kallas, tüm tarafların uluslararası sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu, tüm tarafların uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukuka saygı göstermesini ve sivillerle sivil altyapının korunmasını sağlamasını gerektirir," ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Lübnan halkıyla dayanışma mesajını ileten Kaja Kallas, Avrupa Birliği'nin çatışmalardan etkilenen yaklaşık 130 bin sivil için acil durum rezervlerini kullanacağını duyurdu. Bu adımla, AB'nin bölgedeki insani krizle mücadeleye verdiği desteği bir kez daha teyit edilmiş oldu.
AB'nin bu çağrısı ve adımları, bölgedeki gerilimin azaltılmasına sizce nasıl bir etki yapar?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.