Küba halkının maruz kaldığı derin ekonomik zorluklara dikkat çeken Padovan, Brezilya’nın bu süreçteki tutumunu açıkladı. Padovan, “Halkın gerçekten acı çektiğini görmek Brezilya için daimi bir endişe kaynağıdır. Bu nedenle ilaç ve gıda alanındaki yardımlarımızı sürdürmekteyiz” ifadelerini kullandı. Padovan ayrıca, diğer uluslararası aktörleri de Washington’ın baskıcı politikalarının yarattığı insani krize karşı inisiyatif almaya çağırdı. Bu çağrı, yardım operasyonunun sadece gıda temininden ibaret olmadığını, aynı zamanda politik bir dayanışma mesajı taşıdığını gösteriyor. Küba’daki mevcut enerji krizinin arkasında, ABD yönetiminin Ocak sonunda devreye aldığı ağır yaptırımlar bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak’ta yayımladığı kararnameyle Küba’ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi yaptırımı getirmişti. Söz konusu adım, bölgedeki enerji arzını durma noktasına getirmişti. Bu durum, ülke genelinde elektrik kesintilerine ve ekonomik faaliyetlerin aksamasına yol açarak mevcut krizi derinleştirdi. Beyaz Saray’ın "petrol tedariki konusunda görüşmeler başladığı" yönündeki iddiaları ise Havana yönetimi tarafından kesin bir dille yalanlandı. Küba hükümeti, dış müdahalelere karşı ayakta kalabilmek adına acil durum paketini uygulamaya devam ediyor. Sizce uluslararası dayanışma, bu tür ekonomik krizlerin çözümünde ne kadar etkili bir araç olabilir? |
|