İstanbul Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasının beşinci gününde, CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer ile mahkeme başkanı arasında yaşanan gerginlik dikkat çekti. Özer'in, sanık avukatlarının bulunduğu bölümden duruşmayı takip etmek istemesi üzerine çıkan tartışmanın ardından, dava bir sonraki güne ertelendi.
Gözler, daha önce bu dava kapsamındaki soruşturmada itirafçı olarak ifade veren iş insanı Adem Soytekin'in Özer hakkındaki iddialarına çevrildi. Soytekin, kamuoyuna "CHP para kuleleri" olarak yansıyan il binası satın alma görüntülerinin basına sızmasının ardından, CHP'li vekilin kendilerinden yapılmayan bağış makbuzu istediğini iddia etmişti.
İddiaya göre, Özer’in ofisinde yapılan bir toplantıda, gerçekte yapılmamış bağışlar için 5 milyon lira ve 1,7 milyon euro tutarında sahte bağış makbuzları düzenlenmesi talep edilmişti. Soytekin, ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun olası bir operasyona karşı bazı para ve belgelerin, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle Özer’e emanet edilmesinin planlandığını da beyan etmişti.
Dosyadaki bir diğer iddia ise tanık Emin Erhan Karaçam’ın ifadesinden geliyor. Karaçam, gözaltına alınan şüpheliler için yönlendirilen avukatların ücretlerinin, avukat Mehmet Pehlivan tarafından ödendiğini ve bu paranın kaynağının da Turan Taşkın Özer olduğunu öne sürmüştü. Söz konusu finansmanın yurt dışından gelen paralarla sağlandığı yönündeki iddialar da soruşturma dosyasına yansımıştı.
Soruşturma dosyasında, Turan Taşkın Özer ile ilgili olarak, "delillerin karartılmasına yönelik girişimlerde bulunduğu", "milletvekili dokunulmazlığının örgütsel faaliyetlerde bir kalkan olarak kullanıldığı" ve "soruşturma sürecini yönlendirmeye yönelik organizasyonlarda bulunduğuna ilişkin" değerlendirmelere de yer verildi.
Sizce bu iddialar siyasi davaların seyrini nasıl etkiler?
Gözler, daha önce bu dava kapsamındaki soruşturmada itirafçı olarak ifade veren iş insanı Adem Soytekin'in Özer hakkındaki iddialarına çevrildi. Soytekin, kamuoyuna "CHP para kuleleri" olarak yansıyan il binası satın alma görüntülerinin basına sızmasının ardından, CHP'li vekilin kendilerinden yapılmayan bağış makbuzu istediğini iddia etmişti.
İddiaya göre, Özer’in ofisinde yapılan bir toplantıda, gerçekte yapılmamış bağışlar için 5 milyon lira ve 1,7 milyon euro tutarında sahte bağış makbuzları düzenlenmesi talep edilmişti. Soytekin, ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun olası bir operasyona karşı bazı para ve belgelerin, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle Özer’e emanet edilmesinin planlandığını da beyan etmişti.
Dosyadaki bir diğer iddia ise tanık Emin Erhan Karaçam’ın ifadesinden geliyor. Karaçam, gözaltına alınan şüpheliler için yönlendirilen avukatların ücretlerinin, avukat Mehmet Pehlivan tarafından ödendiğini ve bu paranın kaynağının da Turan Taşkın Özer olduğunu öne sürmüştü. Söz konusu finansmanın yurt dışından gelen paralarla sağlandığı yönündeki iddialar da soruşturma dosyasına yansımıştı.
Soruşturma dosyasında, Turan Taşkın Özer ile ilgili olarak, "delillerin karartılmasına yönelik girişimlerde bulunduğu", "milletvekili dokunulmazlığının örgütsel faaliyetlerde bir kalkan olarak kullanıldığı" ve "soruşturma sürecini yönlendirmeye yönelik organizasyonlarda bulunduğuna ilişkin" değerlendirmelere de yer verildi.
Sizce bu iddialar siyasi davaların seyrini nasıl etkiler?