🕰️ COVID-19 Salgınının Üzerinden 6 Yıl Geçti: İşte Kronolojisi

📍Yaklaşık 6 yıl önce ortaya çıkan ve tüm dünyayı derinden sarsan COVID-19 salgını, insanları neredeyse 2 yıl boyunca evlerine mahkum etti ve küresel ekonomileri olumsuz etkiledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, salgın nedeniyle bugüne kadar 7 milyon 110 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Salgının ilk izlerine, 17 Kasım 2019 tarihinde Çin'in Hubei eyaletine bağlı Vuhan kentinde rastlandı. Nedeni bilinmeyen bir solunum rahatsızlığı şikayetiyle hastaneye başvuran ilk hastanın ardından, başta bir deniz ürünleri pazarını ziyaret edenler olmak üzere çok sayıda kişide akciğer iltihaplanmasına yol açan gizemli bir virüs tespit edildi.

DSÖ, ilk kez 31 Aralık 2019'da Vuhan'da kaynağı bilinmeyen bir solunum yolu hastalığının ortaya çıktığını duyurdu. Bu açıklamanın ardından tüm dünyanın gözleri Çin'e çevrildi. Kısa sürede sınırları aşan salgın karşısında DSÖ, 30 Ocak 2020'de küresel acil durum ilan etti.

Hastalığın, yarasalardaki bir betakoronavirüsün insana geçerken mutasyona uğramasından kaynaklandığı tahmin ediliyordu. DSÖ, 11 Şubat 2020'de bu yeni virüse COVID-19 adını verdi. Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020'de ise DSÖ, hastalığı resmen küresel salgın (pandemi) olarak tanımladı.

Mart 2020'den itibaren hızla artan vaka sayılarıyla birlikte salgınla mücadele, tüm ülkelerin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. DSÖ, 5 Haziran 2020'de hükümetlere, halka açık alanlarda yüz maskesi kullanımını teşvik etmelerini tavsiye etti.

Bu kapsamda, iş yerleri, okullar ve kamusal alanlar kapılarını kapatırken, insanlar alışık oldukları yüz yüze yaşamı bir kenara bırakmak zorunda kaldı. Pek çok sektörde uzaktan çalışma modeline hızlı bir geçiş yaşandı. Vatandaşlar, hastalıktan korunmak için sürekli olarak maske, mesafe ve hijyen üçlüsüne uymaya davet edildi.

Virüsün yayılma hızını kırmak amacıyla hastaneler ve belirlenen alanlarda karantina uygulamaları hayata geçirildi. Yurt dışına çıkacaklar ile hastalık belirtisi gösterenler için ise PCR testi zorunluluğu getirildi. COVID-19, tıp tarihinin en hızlı aşı geliştirme süreçlerinden birini de beraberinde getirdi.

2020'nin ilk aylarında başlayan yoğun çalışmalar, yılın sonunda ilk aşıların insanlara uygulanmaya başlamasıyla meyvesini verdi. Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Dr. Özlem Türeci'nin kurucu ortağı olduğu Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in, Amerikalı ilaç devi Pfizer ile geliştirdiği aşı, İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) tarafından 2 Aralık 2020'de onaylanarak dünyada tescillenen ilk COVID-19 aşısı oldu.

Aşıların devreye girmesiyle 2021'den itibaren kontrollü normalleşme süreci başladı. Ancak virüsün aynı yıl geçirdiği mutasyonlar sonucunda Alfa, Beta, Delta ve Omicron gibi varyantlar ortaya çıktı. 2022'nin ortalarına gelindiğinde ülkeler, salgın tedbirlerini büyük ölçüde gevşetti, maske ve PCR testi zorunlulukları kalktı.

Salgının yönetimi, DSÖ'yü de ağır eleştirilerin hedefine oturttu. Örgüt, yetersiz kalmak, geç adımlar atmak ve çelişkili mesajlar vermekle suçlandı. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, 14 Nisan 2020'de DSÖ'ye finansal desteği kestiğini açıkladı ve 6 Temmuz 2021'de örgütten resmen çekildi.

Ocak 2021'de göreve başlayan Başkan Joe Biden ise ilk haftasında imzaladığı kararnameyle ABD'yi DSÖ'ye geri döndürdü. DSÖ, 5 Mayıs 2023'te COVID-19'u "küresel acil durum" statüsünden çıkarıp "küresel salgın" statüsüne aldı. Aralık 2025 itibarıyla ise hastalık, bir acil kriz değil, kalıcı bir halk sağlığı tehdidi olarak tanımlanıyor.

Örgütün yeni yol haritası, ülkeleri COVID-19'u, mevsimsel grip gibi diğer solunum yolu hastalıklarıyla entegre bir şekilde ele almaya teşvik ediyor. Salgın dönemindeki ihtilaflardan ders çıkarılarak, DSÖ bünyesinde Mayıs 2025'te DSÖ Salgın Anlaşması kabul edildi. Bu anlaşma, gelecekteki olası krizlere karşı ilaç ve aşılara hakkaniyetli erişimi güvence altına almayı amaçlıyor.

Vaka sayılarındaki şiddetli düşüşe rağmen, DSÖ’nün Aralık 2025 raporuna göre virüs hala geniş çapta dolaşmaya ve özellikle risk gruplarında can kaybına neden olmaya devam ediyor. DSÖ verilerine göre, 25 Şubat itibarıyla dünya genelinde 774 milyon 771 bin vaka ve 7 milyon 110 bin 645 ölüm kayıt altına alındı.

Salgına dair gerçek vaka ve ölü sayılarının çok daha yüksek olduğu iddia edilirken, küresel ölçekte uygulanan COVID-19 aşısı dozu 13 milyar 59 milyon sınırını aştı. Sizce, COVID-19 salgınından çıkarılan en önemli ders nedir?
koronavirus-stok-covid19-1751448.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri