Siber Güvenlik Uzmanı Erdem Eriş, yeni savaş sahasının siber dünya olduğunu vurgulayarak, saldırıların odak noktalarını üç ana başlıkta özetledi. Eriş, finans, telekom, ulaştırma, kamu hizmetleri ve lojistik ile enerji alanındaki şirketlere yönelik saldırıların birinci sırada geldiğini belirtti.
İkinci odak noktasının veri ve istihbaratı ele geçirmek ile ilgili faaliyetler olduğunu ifade eden Eriş, üçüncü ve önemli bir tehdit olarak da algı operasyonlarını gösterdi.
Görünmez cephenin ana aktörleri olan ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim dijital boyuta taşınmış durumda. İran bağlantılı hacker gruplarının, ABD merkezli tıbbi cihaz devi Medical Devi'yi hedef aldığı bilgisi paylaşılırken, FBI yetkilileri şirketleri artan tehditlere karşı üst üste uyarıyor.
Karşı hamlelerde ise İsrail'in, Tahran’daki trafik kameralarına sızdığı ve bir ibadet uygulaması üzerinden 5 milyon kullanıcıya mesaj göndererek psikolojik üstünlük kurmaya çalıştığı görülüyor.
Yapay zekanın savunma ve saldırı stratejilerini nasıl dönüştürdüğüne dikkat çeken Erdem Eriş, teknolojinin savaşın karakterini değiştirdiğini belirtti. Eriş, "Yapay zekanın devreye girmesiyle siber savaşlarda çok daha kuvvetli saldırılar görmeye başladık" dedi.
Hem verinin hem algoritmaların da savaşın içerisine dahil olduğunu vurgulayan Eriş, bu durumun savunma tarafında daha farklı düşünmeye ve yeni yatırımlar yapmaya ittiğini ifade etti. Eriş, yapay zekanın siber savaşta çok büyük bir etkisi olduğunun altını çizdi.
ABD Savunma Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nin, İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik kararlılığını hafife aldığı iddiaları gündemdeki yerini koruyor. Ancak tehlike sadece gemilerle sınırlı değil.
Erdem Eriş, stratejik bölgelerin dijital güvenliğinin önemini vurgulayarak, "Hürmüz Boğazı'nda aslında siber dünyada da bir savaş var" ifadesini kullandı. Eriş, enerji santrallerini hackleyip ele geçirip kullanılmaz hale getirilmesi durumunda, fiziksel bir saldırıya gerek kalmayacağını söyledi.
Teknoloji devlerinin de doğrudan taraf olduğu bu küresel mücadelede, ulusal güvenliğin yolu dijital kaleleri sağlamlaştırmaktan geçiyor. Erdem Eriş, Türkiye özelinde de hayati öneme sahip olan siber dayanıklılık için bir çağrıda bulundu.
Eriş, "Kritik altyapılarımızda; kamu kurumları, ulaştırma, lojistik, enerji tarafında, telekom tarafında gerçekten siber dayanıklılığımızı bu yeni kanun ve başkanlıkla beraber çok üst düzeye taşımamız şart" dedi.
Ulusların güvenliği artık siber uzaydaki savunma kabiliyetlerine bağlıyken, sizce Türkiye bu görünmez savaşa hazır mı?